Monthly Archives: June 2016

ÖLÜ SEVİCİLİK SALGINI

image

Toplumumuz son yıllarda materyalistleşmesiyle orantılı olarak yozlaştı…
Her gün aleyhinde en ağır sözleri söyledikleri kişilerin cenazesinde sahte göz yaşları döküp,cenazede piyasa yapanları gözlemler olduk.
Hayattayken hiç sevmedikleri arkadaşları bir mezartaşına dönüşünce,toprak olmuş eski rakibe methiyeler dizen ölüseviciler çok arttı.
Bu kişiler aynı zamanda Müslümanlığını da ispat etmek,diğer insanlara karşı daha dindarım intibası yaratmak için türbeleri kapı kapı gezerek resim çektirmekteler.
Geçtiğimiz günlerde Bülent Ersoy’un restoran kapatan “görgüsüz kabzımallar gibi” türbe kapatması ile konu basın tarafından gündeme getirildi.
Bu samimiyetsiz Müslümanların toplum tarafından onların yaptığı gibi,samimiyetsizce takdir görmeleri meseleyi daha da çirkinleştirmektedir.
Bu dindarlık gösterileri o derece yaygınlaştı ki,İstanbul’un popüler türbelerinin vakıf ve derneklerinde yönetime girmek holding sahiplerine referans olmaktadır…
Gazete sahipleri ve holding sahiplerinin haftanın belli günlerinde bu türden vakıflar da ve türbelerde siyasetçi,bürokratlarla “ulvi amaçlar için” buluştukları yemekli toplantılarda ihale pazarlıklarının, kumpas planlarının tezgâhlandığı konuşulmaktadır.
Evliyalarımızın kabirleri üzerinden fesatlık ve yolsuzluk normalleşmiştir.
İstanbulda bir de “türbe reytingi” oluşmuştur.
Şeyh Yahya Efendi,Hz.Yuşa,Aziz Mahmut Hüdai, Merkezefendi gibi holding sahipleri ve sanatçıların boy gösterdiği türbelerin popülaritesi yüksek olmuş…
Bunun yanında İstanbulda Tuzbaba,Başıbüyük Evliyası Ahmet Baba,Abacı Dede,Ahmedi Günani,Ak Baba Sultan (Beykoz),Ali Gazi Baba (Erenköy),Aya Dede,Azap Baba,Baltalı Baba,Bektaş efendi,Şeyh Feyzullah
gibi alim,evliya ve gazanfer’lerin türbelerinin  ziyaretçileri de yok denecek kadar azdır.
BİZ TÜRKLER DÜNYADA İSLAMI EN TEMİZ YAŞAYAN YEGANE TOPLUM OLARAK ;ARAMIZDAKİ SAMİMİYETSİZ,İKİYÜZLÜ İNSANLARA HADDİNİ BİLDİRMELİYİZ.
EN AZINDAN;
“EDEP YA HU” DEMELİYİZ.

 

KÜRTLER TÜRK MİLLETİNİN MENSUPLARIDIR

image

A.K.P. hükümeti nin son on yılda “Laz,Türk,Kürt,Çerkez” söylemleri ile Türk milletini bölme girişimlerini her vesile ile eleştirdim.
Kürtlük Hakkında Bugüne Kadar Yazılmayanlar” adlı 2010 yılında yayınladığım kitaplada 1200 belge ve bir o kadar etimolojik ispat ile Kürt’lerin bütün aşiretlerinin Oğuz kökenli olduklarını ispat ettim.
Facebook da yazılarımda da Kürtlerin Türk menşeilerini anlattım.Zaman zaman bu çalışmalarım; hiç kitap okumadan milliyetçi olmuş yada kişiliğini bulamadığı için sözde Türkçü olmaya çalışanlar tarafından anlaşılmadı…
PKK’lılardan da doğal olarak tepki aldım.
Zamanla haklı çıkacağımı biliyordum çünkü belgeler yanılmaz…
Ne kadar menfi propagandalar yapılsa da Kürt Türklerini kandırmaları uzun sürmedi.
12 Mayıs 2016 günü Diyarbakır daki vatansever Kürt Türkleri bedenlerini feda ederek PKK’lıların devlet binalarına saldırısını önlediler.(En üstteki resim bombanın patlamasında oluşan devasa çukuru göstermektedir. )
Terör saldırılarına Mardin,Ömerli halkının Türk bayrakları ile sokaklara dökülmesi ise hepimizi gururlandırdı.

image

Malesef sayın Cumhurbaşkanı halen konuşmalarında :”Bu millet” diyerek ,Kürt Türklerininde mensubu olduğu,Türk milletinin adını söylemekten kaçınmaya devam etmektedir.
Malesef halen Cumhurbaşkanı Doğu ve Güneydoğulu kanaat önderleri olarak; Saray’a çağırdığı kişiler arasında Kürtçülüğü ile tanınmış mollalar ve aşiretler yer alırken,bölgenin vatanseverleri yoktu.
Cumhurbaşkanımız siyaseten hata yapmaktadır.

Ümmetçilik siyaseti güderek halife olması imkânsızdır.
Halife olma hevesi ile Kanuni ye gülünecek kadar özenmesi devlet ciddiyeti ile bağdaşmıyor.
Sırf milliyetçi olduğu için Diyanet İşleri Başkanını görevden alıp yerine Mehmet Görmez adlı Kürtçüyü tayin etmekle ne kendisi Kanuni olur,nede M.Görmez Şeyh’ül İslam Ebu Suud olur.
Ama Mehmet Görmez’in Diyanet teşkilatında Kürtçü amaçlarla yaptığı tahribatlar yıkıcı olmuştur…
CUMHURBAŞKANI KONUŞMASINDA :”TÜRK’ÜN KÜRT’E ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR” DİYEREK KİME YARANMAYA ÇALIŞIYOR?
TÜRK’ÜN,ÖZBEK TÜRKÜ’NE,AZERİ TÜRKÜ’NE ÜSTÜNLÜĞÜNDEN BAHİS EDİLMESİ NE KADAR SAÇMA İSE BU DA O KADAR SAÇMADIR…
TÜRKLÜK, EN DOĞUDA MANÇURYA TÜRKLERİ,MOĞOL TÜRKLERİNDEN,KÜRT TÜRKLERİNE KADAR DEVASA BİR MİLLETTİR.
TÜRKLÜĞÜN BİR KOLU  OLAN KÜRTLERLE, TÜRK’Ü KARŞILAŞTIRMAK BÖLÜCÜ SÖYLEMLERE HİZMET ETMEKTİR.
DEVLET BAŞKANIMIZ BU HÜLYA’DAN UYANARAK TÜRK MİLLETİ KAVRAMINA SARILMALIDIR….
KÜRT IRKÇILARINI BIRAKIN İFTAR’A DAVET ETMEYİ,YANINDAKİLERDEN BAŞLAYARAK,DEVLETTEN ACİLEN TEMİZLENMESİNİ SAĞLAMALIDIR.
KENDİSİNİ DEVLET BAŞKANI YAPAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE VEFASIZLIKTAN VAZ GEÇMELİDİR.

VAKIFLAR VE DEVLET

image

Bu gece tesadüfen Beyaz TV’de Kadir Mısırlıoğlu adlı meczup konuşuyordu,“İslam vakıf medeniyetiydi, Osmanlı vakıf medeniyetini Kemalistler yağmaladı” diye,salyalar saçarak konuşuyordu.
Turgut Özal dan beri Milli Görüşçüler ve kapitalistler,Osmanlıcılık sevdasına düştüler.
O dönemler Özal’ın milliyetçi olduğunu sanarak memnun oluyorduk.Sonra anlaşıldı ki dertleri devleti ve kamu mallarının yağmasıymış…
O dönem “Osmanlı bir vakıf medeniyetiydi” diyerek vakıfcılık özendirilmeye çalışıldı.Uzun bir süre de bunların niyetlerini anlayamadık.Sonradan anladık ki:
Osmanlı tarihinde vakıfların saraya cariye girip valide sultan olanların,devşirme yetimler olarak devlete hizmete başlayıp sonradan paşa,sadrazam olanların gizlice aldıkları rüşvetlere el konulmasın diye vakıflar kurduklarını öğrendik.
Kanuni Süleyman’ı parmağında oynatan Hürrem’in muhteşem servetinin kaynağı neydi? Saraya köle gelmişti,babasının fabrikaları da yoktu?
Devletten aşırdığı paralarla servet yapıp vakıf adı altında devletin elkoymasından kurtarmıştı.
Hürrem’in kızı Mihrimah Sultan da aynı yolu takip etti.
Kösem Sultan ise devleti aldığı rüşvetlere öyle soyduki, Padişah askere maaş ödeyemediği için topraklar kaybedilir,Yeniçeriler Topkapı sarayını basarken, Kösem hergün kendine bağlı 20 bin kişiye yemek yediriyor.Dünyanın her yerinden bezirgânlar ve kuyumcular en nadide koleksiyonlarını Kösem Sultanın sarayına satıyorlardı.
Osmanlı tarihçisi Peçenevi,Sadrazam Hüsrev paşa öldüğünde devletten çaldığı 40 öküz arabası altın ve mücevher,kendi adına tapuladığı her biri on binlerce dönüm çiftlikler ortaya çıktığını anlatmaktadır.Hüsrev paşa da diğerleri gibi rüşvet paraları ile kurduğu vakıf adına bir iki cami yaptırıp geri kalan serveti sarayının bodrumuna saklamıştı.Vakıf kurarak parayı aklıyorlardı.  
Fuzuli’nin o dönemi anlatan;”Selam verdim rüşvet değildir diye almadılar” sözü ne çabuk unutuldu?
Özal dönemiyle başlayan Osmanlıcılık sevdasının,ilk örnekleri ANAP lı belediye başkanı Bedreddin Dalan’ın kurduğu İSTEK Vakfı kentin en güzel arsalarını yağmalayarak çok pahalı kolejler ve paralı üniversiteler kurarak bir holding’e dönüşmedi mi?
Dalan’ı taklit eden binlerce vakıf kurarak eski milletvekilleri ve belediye başkanları devletten çaldıkları paraları akladılar.
Bilal Erdoğan’ın,Melih Gökçek’in kurduğu vakıfların işlevi de bu değil mi?Göstermelik iftar yemekleri,göstermelik burslar vererek onurlu Türk milletinin vergilerini çalarak,halkımızı dilenci durumuna düşürdüler.
Vakıf işi o kadar ayağa düştü ki,küçücük Maltepe ilçesinde bile yüzlerce vakıf ve yardım Dernekleri kurulmuş.Ramazan da tanıdıklarımız vasıtası ile bize ulaşıp “fitre parası” isteyenlerden bıktık.
Esnaf ve sanayici zaten devletin ağır vergi politikası altında eziliyor.Kimse vergisini yatıramıyor.
Bir de sahte din adamları TV lerde sabah akşam fitre ve zekat  verilmesi zaruretini anlatıyor.
Kısacası halka devlete vergi verme,vakıflara ver propagandası yoğun bir şekilde yapılmaktadır.(Hâlbuki devletine %20-40 gibi yüksek vergi ödeyen Müslüman’ın”fitre,zekat” mükellefiyeti yoktur.Devletin varsa vergi mükellefi olursun.Devletin yoksa yaşadığın ülkedeki müslüman kardeşine malından zekat verirsin)
Osmanlıyı çökerten vakıf kalpazanlığı Türkiye Cumhuriyetini de mali olarak çökertmek üzeredir.
İslam vakıf medeniyetiydi.Çünkü Arapların devlet disiplini,devlet geleneği yoktu.Fakirlere bakacak devlet,sosyal devlet kuramadıkları için vakıflar eliyle,dönemin kapitalistleri paralarının bir kısmını dağıtarak sosyal patlama olmasını önlüyorlardı.(Arapların halen doğru dürüst bir devlet geleneği kuramamaları, küçük İsrail devleti karşısında acze düşmelerinin sebebi budur.Mısır ve Suudi Arabistan da maliye,vergi sistemi bir türlü kurulamadığı için onca zenginliğe rağmen güçlü devlet hiç bir zaman oluşturamadılar.)

GÜÇLÜ DEVLET OLAN YERDE YARDIM VAKIFI OLMAZ.

ÇÜNKÜ GÜÇLÜ DEVLETTE RÜŞVET OLMAZ.

GÜÇLÜ DEVLET HALKINA,HİÇ KİMSENİN DİLENCİ MUAMELESİ YAPMASINA MÜSADE ETMEZ.
Bağdat halifeliği ve Bağdatlı zenginlerin küçük bir mutlu azınlık olarak yaşadıkları devirde ,halkın yüzde 95 dilenciydi,bu mudur “asr-ı saadet”???
HIRSIZLIK VE KAMU MALLARINI YAĞMASI İÇİN OSMANLIDAN BERİ KURULAN VAKIFLARA ATATÜRK EL KOYMASAYDI,KURTULUŞ SAVAŞINDAN ÇIKMIŞ,NÜFUSUNUN YARISI VEREM HASTASI BİR TOPLUM ONCA OSMANLI BORÇLARINI ÖDEYİP,ÜLKEYİ DEMİR AĞLARLA ÖREBİLİRMİYDİ?
YÜZLERCE FABRİKA YAPIP,KENDİ UÇAĞINI YAPAN GENÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ATATÜRK,YADA AKRABALARI NEDEN VAKIF KURMA İHTİYACI HİSSETMEDİLER?

TÜRK İSRAİL İLİŞKİLERİNDE HAMAS TUZAĞI

image

A.K.P. basının en önemli yayın organın da köşe yazarı olan İbrahim Karagül 2006-2007 yılları evveli Hamas örgütünü MOSSAD’ın kurduğunu iddia ediyordu.
O tarihlerde marjinal gazeteci muamelesi gören İbrahim Karagül,zaman içinde uslandı,Halid Meşal’in Türkiye ye getirilmesi sonrası Tayyip beyin siyasetine karşı çıkmayı bıraktı ve bir süre sonra Yeni Şafak genel yayın yönetmeni oldu.

image

İsrail gizli servisinin kurduğu iddia edilen Hamas zaman içinde Türk-İsrail diplomasinin “belirleyici aktörü” oldu.
T.Erdoğan’ın “Şimon Peres’e one minute” demesi öncesi Cüneyt Zapsu’nun Peres’in danışmanı aynı zamanda baldızı ile bir “danışıklı döğüş” planladığı iddiaları vardır.
T.Erdoğan’ın Belediye başkanlığı döneminde Alako ile ilişkileri,Sami Ofer’e Karaköy limanının verilmesi,mayın temizleme işinin İsrail’e verilmesi gibi bir çok vaka hâlâ tartışılmaktadır.
Daha on beş  gün evvel Hamas örgütü İsrail’de  kanlı bir eylem yaptı.Hristiyan Dünya İslam’ı terör örgütü göstermek için her türlü provokasyonlara başvururken,Hamas’ın eylemine gerekçe olarak: “Ramazan ayının başlaması gibi İslamı tuzağa düşüren” bir bahane açıklaması,iddiaları doğrular mahiyettedir. (Ramazan gibi kutsal bir dönemi terör gerekçesi yaptılar.Bunun karşılığı olarak gelecek sene batı ülkelerinde Ramazan ibadetlerinin yasaklanmasının önü açılmış oldu)
Milli görüşçüler içinde MOSSAD’ın etki ajanlarının iyi örgütlendiği bilinmektedir.
Milli görüşçü saçma ideolojiler ile dış politika yönetilemez.
Türkiye ve İsrail dostluğu Tayyip Erdoğan iktidara gelene kadar ve Hamas’ın ipoteğine iki ülke ilişkileri bağlanana kadar Türkiye’nin istek ve çıkarlarına hizmet etmekteydi…
Türkiye,İsrail üzerinden her türlü silah teknolojilerini elde ediyor,küçük bir devlet olan İsrail’i kullanıyordu.
İsrail istihbaratının yönettiği iddia edilen Hamas örgütü Türk dış politikasının temeli ve tayin edici aktörü haline gelmiştir. 
Türkiye,İsrail’in kumpasına düşmüştür.
Türkiye,Terörü destekleyen bir ülke durumuna düşmüştür.
Zaten uluslararası arenada Somali deki radikal örgütler,Nusra,İŞİD destekçisi olmakla suçlanan Erdoğan,Türkiye’yi dış politikada büyük bir tuzağa sürüklemektedir.
Tayyip Erdoğan’ın siyasetini beğenmediğim bir kişidir,ancak devlet başkanımızdır.Onun hataları hepimizin kaderini etkilemektedir.Bu hatalı siyasetin acilen terk edilmesi gerekmektedir.
Türkiye,Filistinlilerin haklarını sonuna kadar savunmakla beraber terör tuzağına düşmemelidir…
Türk-İsrail dostluğu yeniden Türkiye’nin idaresinde yürür hale gelmelidir.
TÜRKİYE DÜNYA DEVLETİ OLMASI İÇİN ÖNCE YANIBAŞINDAKİ KÜÇÜK ÜLKE OLAN İSRAİL’İ YÖNLENDİREN GÜÇ OLMALIDIR.

AYDIN GEÇİNEN TÜRK MİLLETİNİN DÜŞMANLARI

image

PKK’nın yayın organı bilinen Özgür Gündem adlı paçavrayı  yayınlayan kadronun tamamı terörist olduğu için son aylarda tutuklandılar.
PKK’nın yayın organı Özgür Gündem adlı paçarvanın yayın hayatına devam etmesi,gençleri yalan haberler ile doldurup dağa çıkartmasının devam etmesini kendine “aydın” diyen hainler görev kabul ettiler.
Hain,Aziz Nesin’in oğlu ve Şebnem Korur Fincancı adlı sözde aydınlar hemen terör örgütü gazetesinin “nöbetçi Yayın yönetmenliğini” üstlendiler.
Tatar Türkü olan Aziz Nesin,Sivas da provakasyon ile ülkede neredeyse mezhep savaşı çıkartacaktı,başarılı olamadı.Hain babası nasıl Alevi olmadığı halde tahrik etmeye çalıştı ise oğlu da Kürt olmadığı halde Kürtleri tahrik etmektedir…
Şebnem Korur Fincancı adlı kadın ise Ergenekon davasına müdahil olarak Türkiyede isim yaptı…
Ergenekon davasının ilk günü Akın Birdal,Sırrı Sakık,Pervin Buldan adlı HDP’li teröristlerle Silivri ye gelip şahsımdan mağdur oldukları ve İnsan Hakları temsilcisi oldukları gerekçesi ile davaya müdahil olmak istediler.
Mahkeme HDP milletvekili Akın Birdal ve Sırrı Sakık’ın taleplerini red etti.Ancak Şebnem Korur Fincancı’nın talebini “nedendir bilinmez”,kabul etti?
Fincancı,duruşmada arzu ettiği gövde gösterisini yapamayınca,duruşmaları  terk etti.
Ergenekon davası sürecinde TV’lerde “derin devlet” karşıtı ve İnsan hakları temsilcisi sıfatıyla ahkâm kesti.
Bu hizmetlerinin maddi karşılıklarını da yabancı gizli servis vakıflarından fazlasıyla aldı.
Fincancı,çok büyük paralar karşılığında “İnsan Hakları Vakfı” adı altında bir örgüt kurarak ve Türk milletine düşmanlıklarına devam etmektedir.
Ergenekon davasını Yargıtay esas dan bozdu ben ve benim gibi onlarca insan beraat ettiğinde,bu müfteri kadın adaletin pençesinden nereye kaçacak?

image

TÜRK MİLLETİ BU AYDIN GEÇİNEN HAİNLERİN,TOPLUMDA İTİBAR GÖRMESİNDEN,DEVLETTEN MAAŞ ALMALARINDAN,BASIN VE MEDYA TARAFINDAN İTİBAR KAZANDIRILMASINDAN SON DERECE RAHATSIZ OLMAKTADIR….
ASKER VE POLİSLERİMİZİN KANLARINI DÖKTÜREN BU ALÇAKLARIN TÜRK MİLLETİ İÇİNDE,ÇARŞIDA,PAZARDA YERİ YOKTUR.
TÜRK MİLLETİ NEDEN İLBER ORTAYLI’YI SEVİYORDA, BU AYDIN GEÇİNEN HAİNLERİN YÜZÜNE TÜKÜRÜYOR?
ARTIK BU HAİNLERİN KANUN VE YARGI KARŞISINDA HESAP VERMESİNİ İSTİYORUZ.
HAİNLİK YAPANLARIN GAZETECİ,YAZAR,AYDIN SIFATLARINA
SIĞINARAK HER SEFERİNDE; MAHKEMELERDEN KURTARILMASI ARTIK SON BULMALIDIR.
TAYYİP ERDOĞAN:YENİ UYANMIŞ VE BUNLARIN;”PROFESYONEL PROVAKATÖRLER” OLDUKLARINI BEYAN ETMİŞTİR.

TÜRK MİLLETİ ARTIK HÜKÜMETTEN İCRAAT BEKLEMEKTEDİR…
TÜRKİYENİN EN BÜYÜK SORUNU OLAN “AYDIN GEÇİNEN HAİNLERİN” ARTIK DERDEST EDİLMESİ ŞARTTIR.

YOBAZLIK YENİDEN HORTLATILARAK, YENİ BİR BALKAN FACİASI TEZGAHLANIYOR

image

Tayyip Erdoğan ve milli görüşçü tayfa “31 Mart ayaklanması” ile ordunun yenileştirilmesine karşı çıkan ve menfaatlerine dokunan her şeye karşı; İslamı öne süren samimiyetsizlerdir.
İngiliz ajanı derviş Vahdetinin,Volkan gazetesinin yayınları doğrultusunda Osmanlı ordusunda okur yazarlığı bile olmayan “alaylı subaylar” tahrik edilerek kanlı bir ayaklanma tezgahlanmıştır.
31 Mart ayaklanmasının devlete bedeli ağır olmuş,Balkan savaşı yenilgisi yaşanmış,sadece Bulgaristan’da 500 bin sivil Türkün ölümüne, iki milyon Türkün sürgün edilmesine sebep olmuştur.
Milli görüşçü,yobaz zihniyetin temsilcisi Tayyip Erdoğan,son beş aydır güya PKK ile mücadele ettiği için kerhen ülkücüler tarafından desteklenmiştir.Bu desteğin verdiği güven ile son dönemde yine Atatükçülüğe saldırmaya kalkışma hatasına düşmektedir.
A.K.P.’lilerin,Taksim parkına topçu kışlası yapma inadının arkasında “31 Mart isyanının” rövanşını alma sevdası yatmaktadır.
Gezi olaylarını ülkücüler desteklemediler çünkü yurtdışından provoke edilmişti.

image

Gezi olaylarında belirleyici olan ülkücüler olmuştur.Ülkücüler destek verseydi bu gün T.ERDOĞAN yoktu.
Tayyip Erdoğan israrla toplumu gerip muhalifleriyle sokakta hesaplaşma niyetindedir

image

Tayyip Erdoğan ve  mensubu olduğu yobaz ekip,Atatürk’ün Kuran-ı Kerim’i Türkçeye çevirmesi sonrası ülkede cahil halk üzerinde tahküm edemez hale geldiler.Bunu da asla sindiremediler
Bu yobazlar Kuran ve ayetlerin derin anlamlarının halk tarafından anlaşılmasını ve özde bir Müslümanlık yaşanmasını hiç istemediler.
Bunlar çocuklarına “tilavetli Kuran ezberletirler” ,çocukları hafızlık yarışmalarında teşvik ederek,cahil ve kaba Müslümanlığın hâkimiyetine çalışırlar. (En üstteki resim)
Tayyip Erdoğan,toplumu on yıldır bilinçli gererek,istediklerini almaya alışmıştır.
Bu sefer Kılıçtaroğlu’nun da şuursuzca yaptığı gerilim siyaseti,Türk milletini tarihin en büyük tuzağına düşürmeye çalışmaktadır.
Bir taraf “Laiklik elden gidiyor” diye Liseleri sokağa dökmeye çalışırken,Cumhurbaşkanı “cesur olun Topçu kışlasını mutlaka yapacağız” diyerek tahrik etmektedir.
Siyasetçiler adeta çıldırmış gibi kan siyaseti yapmaktadırlar.
BU VATANIN ASLİ SAHİPLERİ ÜLKÜCÜLERDİR…
BU OYUNLARIN TARAFLARI BATILI DEVLETLERİN SON GÜNLERDE TEZĞAHLADIKLARI; EGE DENİZ’İ KRİZİ VE SURİYEDE,IRAK’TA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN KURULMASI PROJESİNE ÇANAK TUTMAKTADIRLAR.
HALKI TAHRİK EDEREK DIŞGÜÇLERİN OPERASYON YAPMASINA ZEMİN HAZIRLAYANLARIN SONLARI KORKUNÇ OLACAKTIR.

 

ATATÜRK’E YENİ SALDIRI:YILDIZ SARAYI KUMARHANE YAPILMIŞ

image

Masonik yazar Murat Bardakçı,Türk tarihini tahrip etme ,Vahidettin gibi tescilli haini aklayan çalışmaları ile bilinen bir hayırsızdır.
Bu adamın son iddiasına Tayyip Erdoğan her zamanki gibi “tuzum var”  misali koştu,sahiplendi.
M.Bardakçı yazısında:
28 Haziran 1925 tarihinde Yıldız sarayının turistik tesis olarak kiraya verildiğini belirten bir belge öne sürmüş.
M.Bardakçı Yıldız sarayının kiraya verilme sebebi olarak:
Osmanlı borçları üzerine söz sahibi olan Commerciale İtaliana Bankasının etkisiyle,saray’ın Mario Serra adlı bir İtalyan işadamına kiraya verildiğini” ifade etmiş.
M.Bardakçı kumarhanenin bir yıl işletildiğini, ancak kumar meraklısı bir subayın intiharına sebeb olunca Mario’nun kumarhanesinin kapatılıp,tutuklandığını anlatmış.

Halbuki; gerçeklerin çok farklı boyutları var:
1-)Lozan anlaşması gereği fakir Türkiye,Osmanlı devletinin 84 milyon lira borçlarını 1954 yılına kadar ödemek zorunda kalmıştı.
2-)Osmanlıların yabacılardan borç paralar alarak yaptırdıkları sarayların,haremlerin,borçlarını ödemek Atatürk’e kalmıştır.Viraneye dönmüş iki adet köşkün en büyük alacaklı olan İtalyan bankalarının adamlarına  golf sahası,restoran,culub  olarak kiraya vermek zorunda kalındığı anlaşılmaktadır.
3-)T.Erdoğan gibi eski milli görüşçü ve Atatürk muhalifi Turgut Özal Çırağan sarayını yılında 1987 yılında kiraya vermedi mi?
4-)Turgut Özal,Atatürk dönemindeki gibi iki yıllık değil 99 yıllığına kiraya verdiği Çırağan otelinin bodrum katında; Mevlevi evliyaların mezarları yok edilerek,bodrum kat beş yıl boyunca kumarhane olarak çalıştırıldığı halen halkımız tarafından bilinmemektedir.
Mevlevi evliyaların ın kabri üstünde beş yıl rulet oynatıldığını Tayyip Erdoğan biliyor mu?
5-)Özal döneminde çıkartılan kumarhane yasası yüzünden Türkiye genelinde yüzlerce kumarhane yıllarca halkı sömürdü ve basına yansıyan onlarca “kumar intiharı” vakası yaşandığı halde siyasetçiler ancak 28 Şubat döneminde; askerlerin M.G.K. da bastırması üzerine kumarhanelerin kapatılması yasasını çıkarttılar.

image

(Çırağan kumarhanesinin reklamı)

image

(Çırağan kumarhanesinin fişi)

6-)Tayyip Erdoğan,İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde neden bir tane kumarhaneyi bile kapatmadı?
BU SUÇLAMALAR SONRASI ATATÜRKÇÜLÜĞÜ KİMSEYE BIRAKMAYAN; C.H.P’LİLERDEN BİR ALLAH’IN KULU NEDEN ÇIKIP ATATÜRKÜ MÜDAFAA ETMEDİ?
T.ERDOĞAN,ATATÜRKÜ DERSİM DE SOYKIRIM YAPMAKLA SUÇLADIĞINDA DA ,C.H.P’LİLER SANKİ DOĞRUYMUŞ GİBİ SESSİZLİĞE BÜRÜNMÜŞLERDİ…
ATATÜRKÜN MİRASI ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLAR İLE OSMANLI MİRASI ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLARIN MEŞREBİNİN AYNI OLDUĞU BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKMIŞTIR…  
AMA ATATÜRK BİR GÜNEŞTİR,
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ!