İSLAM AĞLAMA DİNİ DEĞİLDİR

Part Türklerinin egemen olduğu İran’da, boy beylerinin birinin oğlu olan Ardaşir ihtilal yaparak sarayında büyüdüğü Part hanedanını katlederek iktidar oldu.

Part hanedanını yıkan I. Ardaşir (227-240), dedesi Sasan’ın (Sasan lar aslen Horasan Todurga boyu Türklerindendi) adını hanedanına ve devletine verdi.

(Ardaşir’in Part kralını devirmek için takiye ve her türlü entrikalara başvurduğu mitolojik anlatımlarla bilinmektedir)

Arda Şir” adı bu günkü “Ardahan” ilimizin adı olarak yaşamaktadır.İran tarihçileri ise “Arda Han”  için “Arda Şir”(Şir; aslan demektir,”Arda Aslan” ünvanını ) kullandılar.Yerine geçen oğlu I.Şahpur (240-271), Roma’nın elinde bulunan Mezopotamya ve Anadoluya saldırdı.

Doğuanadolu Oğuzlarına  Sasânîler in yaptıkları saldırılar “Tepegöz canavarı” motifi ile Dede Korkut Oğuznamesinde anlatılmıştır.

396 yılında Anadolu Oğuzlarına yardım için Avrupa Hunlarının başbuğu Rua (Atilla’nın amcası) Barssak ve Kurtsak adlı kardeşlerin komutasında ordu yollamıştı.

Bu ordu bugünkü Kars şehrinin olduğu yerde kışladıktan sonra önce Antakya yı kurtarmış sonra Urfada bulunan Sasânîler ordusuna saldırarak meydan muharebesi yaptılar.
Herakleios döneminde (610-641), imparatorluk ordusu Antakya önünde yenilgiye uğrayınca (613) şehir, tekrar Sasânîler tarafından işgal edilmiş ve 628 yılında yine  Bizans hâkimiyetine girmiştir.
Bizans ve Sasânîler arasında Hatay ve Mezopotamyayı ele geçirme savaşı 630 yılında Hz.Muhammmed’in Mekkeyi fetih etmesiyle daha da yoğunlaştı.

Bizans ve Anadolu Oğuzları Sasânî saldırılarından korunmak için Müslümanlarla ittifak ettiler.

Oğuzların Hakanı Kazan Han ,Buğduz boyunun beyi Buğduz Aman beyi elçi olarak Hz.Muhammed’e yolladı ve Buğduz bey müslüman ilk Oğuz sahabe olarak bu günkü Kars-Erzurum dolaylarındaki Oğuzların merkezine geri döndü.(Dede Korkut Oğuznamesinde bu bölüm anlatılmaktadır.)

Türk kültüründen sapmış Zerdüşt inancını sapkınlık haline getirmiş olarak, çılgın bir toplum haline gelmiş olan Sasânîlere karşı bütün askeri bürokrasisi Saka Türklerinden olan Bizans,Doğuanadolu Oğuzları,Musevi Hazar Türkleri ve Hz.Muhammmed’in askerleri Kadisiyye savaşında zafer kazanmadan evvel,bu zaferin müjdesi Hz.Muhammede Rum süresi ile vahy olundu.

Nihavent savaşında ise Sasânîler yok edilerek Horasan Müslümanların desteği ile sapıkların elinden kurtarıldı.

Oğuz Türkü Sasan Han’ın oğlu devlet kurduktan sonra İran daki “Işık Tapımcısı ” Zerdüşti sapkınlarca yoldan çıkartıldı.

Ardaşir’in oğlu Şah Pur ve torunlarında ise bu sapkınlık iyice çığırından çıkmış ve toplumda bu sapkın inanç yayılmıştı.

Müslümanların Horasan ve İran’ı elegeçirmesiyle bu Şeytani güruh göstermelik Müslüman olup,hep alttan alta Müslümanlar aleyhinde mağduriyet propagandası göz yaşlarıyla yaparak, üç asır sonra Hasan Sabbah liderliğinde yeniden ayaklandılar.

Hz.Muhammed’in vefatı sonrası Hz.Ali ve Hz.Osman arasındaki ihtilaf bu Şia (Arapça da “ayrımcı” demektir.) gurub tarafından tahrik edilmiş,Hz.Ali öldürülmüş,Hz.Osman öldürülmüş ve iktidar kripto Sasanilerle işbirliği yapan Ermevilerin eline geçmiştir.

Ermevilerin lideri Yezid döneminde Hz.Muhammed’in torunları alçakça katl edilmiş ve bu acı olay üzerine bu yarayı kanatmaya yönelik mersiyeler ve törenlerle, Arap nefreti merkezli bir mezhep zemininde Fars kimliği inşa edilmiştir.

Hz.Muhammed Mekke’den sürüldü ama ağlayarak mağdur edebiyatı yapmadı,mücadele etti.

Uhud savaşında Hamza’yı şehit verdi,yaralandı ama ağlayarak mağdurum diye sızlanmadı.

Hz.Ali iktidar elinden alındığı halde kendine pusular kurulduğu halde,ağlayarak şikayet etmek suretiyle ile taraftar toplamaya çalışmadı.

İslam önderlerinin hiç biri ağlayarak siyaset yapmak suretiyle güç elde etmeye çalışmadılar. 

Hasan Sabbah’ın Selçuklu Türklerinin İran hakimiyetini yıkmak için benimsediği fakir halk kesimlerini “ağlayarak yandaş” haline getirme taktiği,Sasânîleri tarihe gömen İslam ordusu İran’a girdiği günlerde başlamıştır.

Bu ağlayarak fakir toplum katmanlarından devşirme taktiğini Said-i Nursi başarıyla uygulamıştır.Said-i Nursi’nin takipçisi Fetullah da aynı taktikle ağlayarak verdiği vaazlarla neredeyse ülkeyi ele geçiriyordu.

wp-1474576244770.jpg

Tayyip Erdoğan da iki ay hapis yattıktan sonra fakir ve ezilen kesimlerin solcu şarkıcısı,protest Ahmet Kayanın cezaevinin kapısında karşıladığı bir “ağlak mağduriyet gösterisiyle” siyaset sahnesine sürüldü.

Tayyip Erdoğan,kızının başörtüsü üzerinden ağlayarak siyaset yaparak iktidar oldu.Sonra mağdur kızların Amerika ve İngiltere de en pahallı okullarda okudukları ortaya çıktı.

Tayyip Erdoğan,”ağlayarak” iktidar olup bir türlü muktedir olmadığından yıllarca şikayet ederek padişah haline geldi.

Tayyip Erdoğan,”ağlayarak” yıllarca darbe tehlikesinden dert yanıp,orduyu şikayet etti.

Fettullahçı darbeye çanak tutarak,darbeyi bastırma bahanesi ile orduyu maskara edip,askeri okulları kapatıp,askeri arazilerin hepsine rant amaçlı el koydu.

Güya Tayyip Erdoğan’ın haberinin olmadığı darbenin, lideri Adil Öksüz’ün bombalattırdığı meclisin yıkıntılarını A.B.D.’nin Başkan yardımcısı Biden’e gösterip “ağlak” propaganda yapılmıştır.(Adil Öksüz’ü kimlerin kaçırdığı ve halen sakladığı ortaya çıkınca,meclisin özellikle bombalanması meselesi aydınlanacaktır.)

wp-1474576202505.jpg

A.B.D.’nin genel kurmay başkanına “kendi askerleri tarafından esir alınmış” Akar paşa ve AKP’liler “ağlak” propaganda yaparak,Amerikalılara karşı güçsüz aciz bir devlet durumuna Türk Cumhuriyetini düşürdüler.

wp-1474576220762.jpg

On beş yıldır bütün dost ve müttefikleri överek,referans oldukları Fetullahçıları Türk milletinin namusu olan,meclisin yıkıntılarını göstererek şikayet edip,ağlama siyaseti yapmaya utanmıyorlar..

FETULLAHÇILAR İLE AYNI TAKTİKLERİ UYGULAYARAK,DEVLETİ ELE GEÇİRENLERİN,”AĞLAMA SİYASETİYLE” TÜRK MİLLETİNİ DÜNYAYA REZİL ETMEYE DAHA FAZLA DEVAM ETME HAKLARI YOKTUR!

MECLİS SÜRATLE TAMİR EDİLMELİ VE ORADAKİ YIKINTILARI MÜZE HALİNE GETİREREK,ZİYARETE GELEN YABANCI DEVLET TEMSİLCİLERİNİN ANITKABİR ZİYARETİ YERİNE MECLİSİ ZİYARET ETMESİ PLANINDAN VAZ GEÇMELİDİR LER.

A.K.P. İÇERİSİNDE GERÇEK DİNDAR VE DÜRÜST KİŞİLER DE DAHİL HEPİMİZ ARTIK BU BATINÎ TAKTİKLERİNE KARŞI TEPKİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ….

FANATİK İŞİD’CİLERİN KELLE KESEREK DİNİMİZE VERDİKLERİ ZARARIN BİN KATINI AĞLAYARAK SİYASET YAPANLARIN VERDİĞİ ARTIK ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s