Tag Archives: History

DEVLET ADAMLIĞI

Bu resimdeki adam Stalın döneminde Azarbaycan’ın yöneticisi Mir Cafer Bağırov‘dur.

1946 yılında Mir Seyid Pişaveri,Tebriz merkezli İran da büyük bir Türk isyanı başlattı.İsyan Tahran kadar dayanınca Farslar Sovyetlerin yardımını istedi.

Stalin isyanı bastırma görevini Azerbaycan Komünist partisi birinci katibi Mir Cefer Bağırov’a verdi.
Bağırov,Rus askerlerinin başında İran Azerilerini ezdi…

Bağırov soydaşlarının İran daki bağımsızlık mücadelesini Sovyetlere yaranmak için acımasızca ezince Komünist partisinde yıldızı parladı.

Bu sefer Stalin ve Azerbaycan Ermenilerinin teşvikleriyle Komünizmin bekaası için Azeri Türklerinin özgürlük direnişçilerine yönelik katliamlara başladı.

Bağırov bir süre sonra Azerbaycan komünist partisinin yöneticisi Ermenilerin elinde kukla haline geldi.

Ermenilerin kendini kullandığını anladığın da binlerce Azeri vatansever işkencelerle öldürülmüştü…

Bu sırada Stalin öldü ve yerine gelen Kuruşçev, Azeri Türklerinin yoğun şikayetleri üzerine,Stalin dönemi yapılan zulümlerin yükünden kurtulmak için Bağırov’u tutuklattı.

Bağırov hapishanede kaldığı dönemde öz halkına yaptığı zulümlerden dolayı ağır vicdan azabı çekti…

Bir süre sonra idam talebi ile mahkemeye çıkarıldığında heyete hitaben tek bir söz söyledi ve bir daha savunma yapmadı…

Bağırov mahkemeye şöyle söyledi:

“ÇOK PİŞMANIM ERMENİLER BENİ KULLANDI VE KANDIRDI…

BEN AZERBAYCAN’I YÖNETEN SORUMLU KİŞİYDİM VE DÖNEMİN KATLİAMLARININ TEK SORUMLUSUYUM BENİM CEZAM İDAM DEĞİL BALTA İLE DOĞRANMAK OLMALIDIR.…”

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KEYFİ YÖNETEREK SURİYE BATAĞINA SOKAN CEMAATLERE MAHKÛM HALE GETİREN RECEP TAYYİP ERDOĞAN BU GÜNKÜ SORUMLULUĞU TAŞIYACAĞINI BİLMELİDİR

ÜLKE KAN GÖLÜNE DÖNMÜŞTÜR,TERÖR TOPLUMU ESİR ALMIŞ,EKONOMİ ÇÖKMÜŞTÜR

TÜRK MİLLETİNİN NAMUSUNA EMANET BÜYÜKELÇİ DEVLETİN POLİSİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞ,TÜRK DEVLETİ DÜNYADA İTİBAR KAYIP ETMİŞTİR…

SORUMLULAR İSTİFA ETMELİDİR..

Advertisements

KRİPTO KÜRT IRKÇILARI

PKK’NIN 12 Aralık Beşiktaş katliamı konusu üzerine, Nurcu Mücahit Ören’in TGRT kanalında saat 22.30 da Savcı Sayan adlı eski CHP’li ateşli bir şekilde konuşuyor…

Ulusalcı Baykal’ın CHP başkanlığından tasfiye edilmesinde rol aldığı söylenen CHP’li Savcı Sayan sonradan AKP saflarına geçerek döneklik ticareti yapmaktadır.

AKP den milletvekili aday adayı da olan  bu adam,AKP tarafından sırf eski partisi aleyhinde konuşturulmak için Medyatik yapılmıştır.

Dönekliği kazanç kapısı yapan bu adam ise yıllarca CHP de gizlemek zorunda kaldığı kürtçülüğünü medyatik olmasını fırsat bilerek her konuşmasında işlemektedir.

Bu alçak adam her televizyon kanalında PKK aleyhinde konuşurken Kürtçülük propagandası yapmaktadır.

TGTR kanalında 16 Aralık gecesi aynen şunları söylemektedir:”Ben Kürt coğrafyasını gezdim,bütün Kürt coğrafyasını gezdim,Kürt halkı teröristleri desteklemiyor.”

Bu kancık köpeğin bu konuşmalarını sözde milliyetçi AKP’liler de destekliyorlar.

Kimse bu satılık Kürt ırkçısı köpek’e sormadı??

1-SEN KÜRT COĞRAFYASI DİYE DEFALARCA VURGULAYARAK DOĞU VİLAYETLERİMİZİN KÜRDİSTAN OLARAK BİZE BENİMSETME GÖREVİNİ KİMDEN ALDIN?

2-SEN DOĞU VİLAYETLERİMİZE KÜRT COĞRAFYASI DİYECEK VE DOĞU NUFUSUMUZUN KÜRT HALKI OLARAK NİTELENDİRECEK NÜFUS VERİLERİNE SAHİP OLMADIĞIN HALDE BU BÖLGEDE YAŞAYAN MİLYONLARCA TÜRKÜ YOK SAYACAK CESARETİ KİMDEN ALDIN?

3-SIRRI SAKIK GİBİ PKK KÖPEKLERİNİN SÖYLEDİĞİ SÖZLERİ HDP’Lİ LER SÖYLEDİKLERİNDE AKP TABANI TEPKİ GÖSTERDİĞİ İÇİN BU KRİPTO KÜRTÇÜYÜ PİYASAYA SÜRMEK HANGİ GİZLİ SERVİSİN OYUNUDUR?

4-BU KRİPTO KÜRTÇÜYÜ KİM KANAL KANAL GEZDİRİP KÜRTÇÜLÜK YAPTIRIYOR İSE BU KÖPEĞİN KİM TASMASINI TUTUYOR İSE BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEK….

5-BU KÖPEK AÇIKÇA BÖLÜCÜLÜK TAYYİP ERDOĞAN YALAKALIĞI YAPARAK GERÇEKLEŞTİRİYORSA TAYYİP İLE BİRLİKTE BEDEL ÖDER YOK BU ADAM ALENİ CASUSLUK EDİYORSA DERHAL TUTUKLANMALIDIR.

6-TAYYİP ERDOĞAN VE PARTİSİ ASLA KARNINDAN KONUŞAN BÖLÜCÜ KÖPEKLERİN KONUŞMALARINA MÜSADE EDEMEZLER….

7-BEN KARS’LI,DOĞULU VE TÜRKOĞLU TÜRKÜM,DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN,BENİM VATANIM İÇİN KÜRT COĞRAFYASI DİYENE BU ÜLKEYİ DAR EDECEĞİM….

BENİM YETMİŞ GÖBEK ATALARIMIN YURDU OLAN DOĞU VE GÜNEYDOĞU YA KÜRT COĞRAFYASI DİYENLERE VE ONLARA ÇANAK TUTANLARA BU VATANI ZINDAN EDECEĞİZ…

DOĞU VE GÜNEYDOĞU DA OĞUZ BOYLARINA MENSUP OLMAYAN BİR TANE BİLE AŞİRET YOKTUR.HEPSİ AMA HEPSİ TÜRKTÜR…

BU VATAN’A RUS,ERMENİ,YUNANLILARIN YAPAMADIKLARINI KÜRTÇÜLER SON 30 YILDIR YAPTILAR!!

BU KANCIK SİYASETİ BIRAKIN ARTIK KAHPE KÖPEKLER!!

BİRAZ ERKEKLİĞİNİZ VARSA ÇIKIN KARŞIMIZA!!

BEN KÜRDÜM,BEN TÜRK DEĞİLİM DİYEN KİŞİNİN ERMENİ DEN,YUNANDAN FARKI YOKTUR,DÜŞMANDIR…

KÜRTÇÜLERE BUNDAN SONRA DÜŞMAN HUKUKU UYGULANACAKTIR…

 

SURİYE BATAĞI

Tayyip Erdoğan,Akbil yolsuzluğu ile yargılanıp,muhtar bile seçilmesi imkânsız iken “üst akıl” tarafından başbakan yapıldığını daha evvel yazmıştım.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN EŞBAŞKANIYIM dediğinde bunu bir barış projesi olarak takdim ediyor Esad ailesini İstanbul’a davet edip ahbaplık ediyordu.

wp-1481880297748.jpg

Esat ailesinin yıllarca PKK’yı destekleyip vatanımızı kana bulaması,Ermenistan ile askeri işbirliği anlaşması imzalaması,Türkmenleri katl etmeleri bir çırpıda unutulmuştu ki,Suriye de içsavaş başladı.

Tayyip Erdoğan birdenbire yine dönüş yapıp Esad’ı diktatör ilan etti.(Sanki bu ailenin 40 yıllık dikataörlüğünden hiç haberi yokmuş gibi)

Tayyip Erdoğan halifelik hevesiyle “Şam da cuma namazı kılacağım” diyecek kadar kibir kapılıp ülkemizin güvenliğini,SURİYEDE ki dört milyon Türkmen nüfusu ateşe attı.

Zamanında dünya kamuoyu desteği arkamızdayken Suriye ye müdahale edemedi.Halep deki Türkmen direnişçileri yalnızlığa terk ederek,4000 yıllık Türk şehri Halep’in yanıbaşımızda yerle bir edilmesine seyirci kaldı…

Birde sıkılmadan yine muhtarları toplayıp,muhtarlara dert yanmaya devam etmektedir.

Tayyip Erdoğan,“Şam da cuma namazı kılacağım” boşboğazlığından şimdi öyle bir noktaya gelmiş ki ülkemizi böldürmeyeceğiz,Ege sularında boğulmayacağız” diyerek,Suriye’de  ki içsavaşın kapımıza dayandığını resmen itiraf etmiştir.

Tayyip Erdoğan sınırsız kibiri etrafındaki yolsuz ve yoz yandaşları ile dünya nezdinde Türkiye yi “Terör örgütlerini destekleyen ülke”,kendini ise diktatör durumuna düşürmüş vaziyettedir.

Türkiye yi “üst aklın” mezhep savaşına sokmak için elinden geleni yapmaktadır.Tayyibiyeci ve dünün Fetullahçısı Alper Tan adlı “Kripto gazeteci” Kanal A adlı televizyonda her fırsatta İran düşmanlığı ve MESHEPÇİ tahrikler yapmaktadır.Diğer Tayyibiyeci gazeteciler de ondan geri kalmamaktadırlar.

ÜLKENİN BİR ANDA KENDİNİ “MESHEPÇİ SAVAŞININ” İÇİNDE BULACAĞI KESİNLEŞMİŞTİR.

CUMHURBAŞKANININ DENGESİZLİKLERİ HEPİMİZİ VE DÜNYAYI ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA SÜRÜKLEYECEK BOYUTA ULAŞMIŞTIR.

SN.BİNALİ YILDIRIM VE A.K.P.’Lİ BİR ÇOK VATANSEVER İN DERHAL ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN TAYYİP ERDOĞAN’IN GÜVENLİK MESELELERİNE EL ATMASINI ENGELLEMELERİ VE ÜLKENİN GÜVENLİK SİYASETİNİ ÜLKÜCÜLERE BIRAKMALARI ZARURET HALİNİ ALMIŞTIR.  

KÜLHANBEYLERİNDEN KABADAYILARA…

Bu resim Kütahyadaki Külhan Cafer Dede türbesini göstermektedir, saray hamamın da külhancı olarak çalışan  Cafer Dede adlı Yeniçeri eskisinin sırrı ifşa olmuş ve hiç odun tüketmediği anlaşılınca,sadece  bir mum ateşi ile hamamı ısıttığı ortaya çıkınca; halk tarafından evliya olarak kutsanmıştır .

Yine Aksaray ilimizdeki Külhan Ali Baba türbesi ise Evliya Çelebi nin seyahatnamesi de anlatılmaktadır.

Osmanlı devrinde ilk olarak tarih sahnesine çıkmış olan Külhan beyleri dini birer kutsiyet taşımaktaydılar .

Lale devrinde zevk ve saltanat dalan devlet yöneticilerinin zulmüne karşı halkı Külhanbeyleri bilinçlendirip , cesaretlendirdikleri için isyana bir hamam tellak’ ı olan Patrona Halil liderlik edebilmiştir.

Patrona Halil isyanı sonrası Osmanlı devletini içerden karıştıran Avrupalı elçiler eliyle başlayan anarşi devrinde, Külhanbeyleri aktör haline geldiler. Lale devri sonrası Külhanbeyleri zaman içinde dış tahrikçilerin paralı adamı haline geldiler.

Osmanlının, lale devri sonrası patlayan anarşi devrinde toplumda adalet ve doğruluk uygulayıcıları olarak saygı gören Külhanbeylerin ,dervişan vasıflarını yitirmeye başlayıp , meyhane , kumarhane, kerhane işlerine bulaşan materyalist saldırganlar haline geldiği dönem olmuştur  .

Halktan o zaman’ a kadar saygı gören Külhanbeyi sözü, bu dönemde  ” kabadayı ” olarak ” akılsız , saldırgan ,kaba saba ahlaksız  , serseri” anlamında kullanılır olmuştur. Halk geçmişte saygı duyduğu manevi önderlerden olan Külhanbeyilik sıfatını yeni zaman saldırganları için kullanmaktan kaçınarak, kendine külhanbeyi süsü veren ” materyalist saldırganlar “, ” serseri ” anlamına gelen ” kabadayı ” sıfatı ile horlamıştır…

Osmanlı  devletinin 1918 yılında işgali ile beraber ,itilaf devletlerinin askerlerinin desteklediği Rum ve Ermeniler İstanbul da ” Kabadayı  ” olarak kötü nam yaptılar.

İşgal altındaki İstanbul’daki Türklere yabancı askerlerin musallat ettiği Piç Ardaş gibi Ermeni ,Hrisantos gibi Rum genelev kadınlarından doğma serseriler vahşetler sergilediler.

Bu gayrimüslim saldırganlara karşı ; İpsiz Recep ,Demirci Mehmet efe gibi Kurtuluş Savaşı kahramanları,  Topkapılı Canbaz Mehmet gibi Milli Müdafaa gurubu kahramanları ortaya çıktı.

Cumhuriyet sonrası Atatürk anarşiye son verip, ülkede adaleti tesis edince; kabadayılar kenara çekildiler.

27 Mayıs ihtilali sonrasında dış güçlerden beslenen gazetelerin kahramanlaştırdığı Necdet Elmas piyasaya sürülerek ,yeniden kabadayılar eliyle ülkede anarşi dönemi başlatılmıştır .

İşgal döneminde dış güçlere hizmet eden Ermeni şirretleri ,tehcir sonrası gelip göstermelik Müslüman olmuşlardı. Bu kripto Ermenilerin de yeniden kabadayı sıfatıyla sahneye çıkarıldıkları ve sol , sağ çatışmalarının yaşandığı anarşi devrine sürüklendik ve 12 Eylül yaşandı.

12 Eylül de Bulgar, Rus gizli servisi ile çalışan kripto Ermenilerin sigara ,viski , silah kaçakçılıkları yaparak, sağ ve sol örgütleri çatıştırarak servetler yaptıkları ortaya çıktığı halde ; yargıdaki yandaşları yardımıyla kurtulup, Turgut Özal devrinde yeniden piyasaya çıktılar.

Bu dönemde Alaaddin Çakıcı ,Kürşat Yılmaz gibi yiğit ülkücüler kripto Ermeni ve Kürtçü mafyanın kabadayılarını paçavra ettiler.

Türkiyede dış güçlerin ,Fetullah’ın taşeronluğunu yapan kabadayılar yeniden türese de karşılarına ; Mehmet Ökten , Ahmet Tekin Baykan ,Alaaddin Çakıcı ,Kürşat Yılmaz gibi Külhanbeyi ruhunu yaşatan adamlarda çıktılar .

Rahmetli Dündar Kılıç ile sohbetlerimden edindiğim intiba da aynıydı ,Dündar Kılıç da ulusalcı ,Atatürkçü, paraya önem vermeyen,Külhanbeyi bir adamdı…

Bu günlerde yine “kabadayı ” dizileri popülerliğini sürdürüyor . Halk’ a kaçakçılık yapan ve terör örgütlerini silahlandıran  serseriler ,” kabadayılık ” sıfatını aklamak için birer kahraman olarak sunulmaktadır …

Bu dizilerin etkisinde kalan bazı gençlerimizin şuursuzca özentileri sonucu potansiyel kurbanlar haline geldiklerini üzülerek izlemekteyim.

TOPLUMUMUZA KARŞI DIŞ GÜÇLERİN PİYONU OLAN KABADAYILAR İLE ADALET SAVAŞÇISI VE MANEVİYATÇI KÜLHANBEYLERİN AYRIMINI İYİ YAPMALIYIZ …

KÜRESEL GÜÇLERE TAŞERONLUK EDEN SERSERİLER İN TOPLUMDA “KABADAYI” SIFATI VERİLEREK İTİBAR SAHİBİ YAPILMASI,TÜRK MİLLETİNE PİSKOLOJİK HAREKÂT YÜRÜTMEKTEDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR….

YİĞİT MUHTAÇ OLMUŞ KURU SOĞANA

ANAP İktidarı ile birlikte Türkiye de “parti finansörö” işadamları ve ANAP’lı parti il,ilçe ve Genel Merkez yöneticilerinden oluşan bir vurguncu sınıf zenginleşmeye başladı.

Özal ve onun zengin ettiği Selim Edesler,Ağa Ceylanlar,Halis Topraklar ve bunları taklit eden bir kaç bin kişiden oluşan bir vurguncu sınıf halktan toplanan bütün vergileri ve devlet imkanlarını yağmaladı.

Örnek vermek gerekirse o dönem genç bir milletvekili olan Mesut Yılmaz’ın Karadeniz çay üreticisini perişan eden Akfa çay fabrikası vurgunu meclisteki yandaşları ile özenle kapatıldığı gibi Mesut ödüllendirildi,Başbakan yapıldı.

Mesut’da bu iyiliğin karşısında 57.hükumet döneminde Karadeniz’i çay üreticisini İngiliz kartel’i Lipton firmasına peşkeş çekti.Törenle Lipton çay fabrikasının kurdelesini kesti.Bu gün Mesut un kardeşi Turgut’un bankası ve milyarlarca dolar servetini nerden edindiği artık sorgulanmıyor  bile…

ANAP dan o dönem  milletvekili olan Halit Dumankaya da Bostancı da dere yatağında olan Vakıf arsasını şaibeli şekilde alıp rezidans blokları dikerek,birden holding haline gelip FETÖ’nün en önemli finansörü haline nasıl geldiği sorgulanmadı….

ANAP’ın devletin imkanlarını kendi üç beş bin adamına aktarmasından ve gün be gün fakirleşmekten bıkan Türk milleti DYP-SHP kualisyonuna sığındı.Fakat değişen bir şey olmadığı gibi ANAP iktidarı döneminde devleti talan eden üç beş bin vurguncu tam doyuma ulaşmış iken; DYP ve SHP’li kadroların beş on bin partili soyguncusu daha eklenerek, devlet hazinesine on binlerce hırsız aç kurtlar gibi saldırdılar.

Hemen ANAP döneminde zenginleşmiş kalantorlar da dönemin iktidar partilerine kaydılar,yeni dönemin parti tüccarları ile ortaklıklar kurarak yağmaya devam ettiler.

Özer Çiller ve yandaşları Demirel ve ona bağlı vurguncu işadamları medya baronları ve mafya ile birlik olup Fetullahçıları da yedeklerine alarak mazlum Türk milletinden tahsil ettikleri vergileri ve on da bir fiyata sattıkları kamu mallarının parası ile yatlar,helikopterler,özel jetlerde sefa yaptılar.

1474620489982441962327

Özal döneminde TÜSİAD  adı altında birleşen kalantorlar bir tarafdan her seçim öncesi partilerle pazarlık edip devletin hazinesini siyasetçiler le bölüşürken diğer yandan sahibi oldukları bankalar vasıtası ile hazineyi yüksek faizle borçlandırarak küçük esnaf ve çiftçinin kanını emdiler.

ANAP ile başlayan vurguncu işadamı çetelerinin halkı köleleştirme süreci MHP ve DSP’nin 57.hükümeti kurmasıyla darbe yedi.

Sadettin Tantan ve Zekeriya Temizel baronlara operasyonlar yapmaya başlayınca ve 57.hükümet “yöresel kalkınma planları” yapıp KOBİ’lere destek vermeye başlayınca Fetullahçı Hüsamettın Özkan’ın MGK’da provakasyonu sonucu “anayasa kitapçığı atma” hadisesi gerçekleştirildi,bankalar batırılarak ulusal sanayi kurma teşebbüsümüz sabote edildi.

ANAP iktidarından beri gün be gün fakirleşen halk,orta sınıf’ın bankalardaki bütün birikimleri de ellerinden alındı.

ANAP döneminde Özal eliyle zengin edilenler halkı kömür,makarna yardımına muhtaç hale getirip AKP’yi kurdular.Yolsuzlukları ayyuka çıkmış eski ANAP’lı siyaset bezirgânlarını kızağa çekip Erbakan’nın talebelerini yolsuzluk pastasını ortak ederek çete ortaklarına bir elli bin kişi daha eklediler.

Bu gün “Türk milletinin A… koyim” diyenlerden Mehmet Cengiz ,Mesut Yılmaz’ın Karadeniz otoyolu projesini vererek,hazineden milyar dolar para aktarması sonrası baron olmuştur.Çalık ailesi de Malatyalı  Özal’ın zengin ettiği bir aile olarak diğer baronlarla birlik olarak,AKP iktidarını Türk milletinin başına tebelleş etmişlerdir.

Özal döneminde uyuşturucu,tefecilik ve fuhuş işlerini de organize eden Kürtçü mafyası Ağa Ceylanlar,Halis Topraklar gibi liderleri ile ülke hazinesine çökmüşlerdi.AKP iktidarında bu sayı on misli artmıştır.Kürtçü ve bölücüler bir tarafdan PKK’yı destekleyip ülkeyi kan gölüne çevirirken diğer yandan İstanbul,Ankara,Antalya,Bodrum da yatlarında arsız kahkahalar atarak sefa yapıyorlar…

Bu gün AKP teşkilatlarının kapısında dilenci hale getirilmiş olan onurlu Türk milleti,oğullarını askere yollayıp şehadet haberlerini aldıkları halde devletine sadakatten bir an olsun ayrılmadı

İşini kaybeden esnaflar çocuklarına ekmek götürmek için namusuyla işporta tezgahı açarken bile baronların iktidarlarının rüşvet garibanı olan zabıtlara dövdürülerek onurlarıyla oynandı.

Esnaf,işçi,memur çocukları fakirlikten fuhuş,uyuşturucu batağına göz göre göre yığınlar hâlinde sürükleyip yok olurken,oğullarını baronların elemanı olan mafyacılar tetikçi olarak harcadılar.

Bilmem kaçıncı sefer çıkartılan vergi affı için bile para bulup vergi borcunu (baronlara dağıtılacak olan vergiler) yatırmaya çalışan Türk milletinin içine düştüğü durumu Aydın Doğan’ın gazetesi hemen değerlendirmiş ve halka vergi borcunu ödemek için bankalardan kredi almasının daha avantajlı olduğu aklını vererek,maliye kıskacındaki vatandaştan bile faiz parası koparmaya çalışmaktadır.Açıkça artık ölü soygunculuğu yapacak kadar doyumsuz olmuşlardır.

Toplumun binde biri olan hırsız azınlık Türk milletinin vergilerini yağmalamaktadırlar.

Umutsuz halk yığınları cemaat şeyhlerine,parti ağalarına köle haline getirilip Göktürk kitabelerinde yazdığı gibi kızları cariye yapıldı.

EY TÜRK MİLLETİ TİTRE VE KENDİNE GEL

SEN MANÇURYA’DAN ALP DAĞLARINA,URALLARDAN PAMİR DAĞLARINA KADAR YER KÜRENİN,ARZ’IN SAHİBİSİN….

SEN AYAĞA KALKMAZ VE ONURUNA SAHİP ÇIKMAZ İSEN ZULÜM ALTINDA İNLEYEN BEŞERRİYETİ KİM KURTARACAK?

SEN AYAĞA KALKMAZ İSEN ALLAH’IN NİZAMINI İNSANLIĞA KİM ANLATACAK?

ÜST AKIL GERÇEĞİ

1996 yılında A.B.D. de CIA’nın planlama kurumlarından olan Rand corparation raporu ile Tayyip Erdoğan Türkiye de siyaset sahnesine sürüldü.

Rand corparation 1996 yılı raporuna göre Türkiye yi A.B.D. en kolay şekilde Abdullah Gül,Cumhurbaşkanı,Tayyip Erdoğan başbakan olursa yöneteceği planlanmıştı.

Rand corparation raporunda Tayyip Erdoğan iktidarı sonrası Genel kurmayın tasfiye edilmesi de planlanmıştı.

Hemen dönemin Ankara büyükelçisi Abramowitz’in Tayyip Erdoğan’ı himâyesine alarak Erbakan’nın yerine hazırladığı haberleri basında yer aldı.

Hukuken “Muhtar bile seçilmesi” mümkün olmayan Tayyip Erdoğan’ı Beyaz sarayda 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi  Bush kabul ederken; acaba Mart 2003 de Siirt de,”Jet Fadıl” olarak bilinen figüranın tutuklanması ile “hülle seçimi” yapılarak başbakan olacağını nereden biliyordu?

Tayyip Erdoğan sırf başbakan olsun diye önce yasalar zorlanarak ve Deniz Baykal,”Cumhurbaşkanı yapılacağı rüşveti” ile Yaşar Nuri Öztürk aracılığı ile ikna edilerek milletvekili yapıldığı sonradan ortaya çıktı.

Yine üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda Büyük ortadoğu eşbaşkanı olarak görevlendirilen Tayyip Erdoğan’ın İstanbul belediyesindeki yolsuzluk dosyaları yasalar zorlanarak, sümenaltı edildi.

Üst akılın Rand raporu doğrultusunda Siirt de “hülle seçim” yapılarak yasalar sonuna kadar,vicdanlar sonuna kadar zorlandı.Tayyip Erdoğan başbakan yapıldı yetmedi.

Üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda “sahte diploma” YSK veren ve Türk milletini aptal yerine koyan biri Cumhurbaşkanı yapıldı.Yasalar,vicdanlar sırf Tayyip Erdoğan için zorlanmayı bırakın ifâl  edildi.Yetmedi….

Şimdi A.B.D.’nin Büyük Ortadoğu projesine eşbaşkan seçtiği şahıs “başkan” olarak yasalar yerlebir edilerek konumlandırılmıştır.

Üst akıl tarafından siyaset sahnesine sürüldüğü halde kendini üstakıl mağduru olarak takdim eden Tayyip Erdoğan,Rand corparation raporundaki planlamanın son merhalesi olarak 15 Temmuz darbesi bahanesiyle Genel kurmayı da tasfiye edip,başkanlığını (Başkomutan sıfatı ile ilan etmişti)…

Ülkeyi istediği gibi Tayyip Erdoğan’ın yönetmesine mani olmak maksadı ile Devlet Bahçeli’nin konuyu referanduma götürme hamlesi ülkeyi her an patlak verebilecek ,iç kargaşadan koruyacaktır.

Anayasada yapılacak değişiklikle A.B.D.’nin eyalet sistemini Türkiyeye  getirme amacına engel olunması ve Tayyip Erdoğan’ın sınırlarının çizilmesi,Tayyip Erdoğan’ın diploması bahane edilerek her an bir yeni darbe yapılma ihtimalinin  bertaraf edilmesi zaruridir…

Devlet başkanlığı seçimleri hukuki bir statüye bağlanarak, bu konu üzerine dış tahriklerin sonu getirilmelidir..

Devlet Bahçeli ülke siyaseti yapmaktadır.Ülkücülerden beklenen de budur.

Tayyip Erdoğan ve bağlı olduğu üst akıl’ın nihayet hedefi olan İran ve Türkiye yı mezhep savaşına sokma projesi son sürat uygulanırken her an patlamaya hazır bir sorun olan “Başkanlık meselesi” ulus devlet ilkelerimiz çerçevesinde süratle halledilmelidir

Üstakıl tarafından onların piyonları iktidar edilerek kurgulanan bu oyunları bozmak ülkücülerin görevidir.

TÜRK MİLLETİNİN DE,

TÜRK DEVLETİNİN SAHİBİ DE BİZİZ.

BUGÜN 20 EYLÜL

20 EYLÜL 1922 günü Çanakkale’nin düşman işgalinden kurtuluş günüdür,ama pek bilinmez..

1918 YILI MONDROS MÜTAREKESİ SONRASI İŞGAL EDİLEN ÇANAKKALEDEN İTALYAN VE FRANSIZ BİRLİKLERİ, ATATÜRK İZMİR’İ 9 EYLÜL DE KURTARDİKTAN SONRA ÇANAKKALE’YE DOĞRU DOLU DİZGİN İLERLEYEN TÜRK ORDUSUNUN YAKLAŞTIĞINI DUYUNCA TELAŞLA ÇEKİLDİLER…
OSMANLININ DÖRT YILDA KURTARAMADIĞI ÇANAKKALEYİ ATATÜRK 11 GÜNDE KURTARDI….

AKP’Lİ “BESLEME TARİHÇİLERİN” ANAFARTALAR KAHRAMANI MUSTAFA KEMAL’İN ÇANAKKALE ZAFERİNDEN PAYINI BİLE ARADAN 100 YIL GEÇTİKTEN SONRA KÜÇÜLTME ÇABALARINI,SON BEŞ YILDIR ÜZÜLEREK İZLİYORUZ….

MHP VE CHP İSE BU HAKSIZLIĞA MUHALEFETİ BIRAKIN SES BİLE ÇIKARTAMADILAR…

BU SAHTE OSMANLICILARA GÖRE ÇANAKKALE ZAFERİNİ OSMANLI PAŞALARI KAZANMIŞ ,O DÖNEM MUSTAFA KEMAL’İN ZAFERDE PAYI İSE ÇOK AZ OLMUŞ

YALAN PROPAGANDAYI BU KADAR İLERİ GÖTÜRENLERİN UNUTTUĞU YADA HİÇ BİLİNMESİNİ İSTEMEDİKLERİ ŞEY İSE:

ÇANAKKALE ZAFERİ SONRASINDA ÜLKE İŞGALDEN KURTULAMAMIŞTI…

ÇANAKKALEDE BİZLERLE SAVAŞAN FRANSIZ VE İTALYAN ASKERLERİ ,UĞRUNA YÜZ BİN ŞEHİT VERDİĞİMİZ ÇANAKKALE Yİ BIRAKIN “GEÇMEYİ,İŞGAL ETTİLER”…

TAM DÖRT YIL SÜREN BU İŞGALİ İSE: KAHRAMANLIĞINI AKP’LİLERİN KÜÇÜMSEMEYE KALKTIKLARI ATATÜRK KIRMIŞTIR….

NANKÖRLÜK,VEFASIZLIK VE BÜHTAN BU ÜLKEDE TARİHİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE HATTA İŞGAL DÖNEMİNDE BİLE BU DERECE HAİNCE YAPILMAMIŞTI…

DAMAT FERİT HÜKÜMETİ BİLE BU DERECE SİSTEMLİ ATATÜRK VE TÜRK DÜŞMANLIĞI YAPMAMIŞTI….

ATATÜRK ÇANAKKALE’Yİ BİR DEFA DEĞİL İKİ KERE KURTARDIĞI HALDE :

“SEN ÖMRÜNDE BU VATAN İÇİN ASKERLİK BİLE YAPMAMIŞ OLAN ÖDLEK,NASIL ÜÇ KURUŞ İÇİN BU KADAR KÖPEKLEŞİYORSUN???”

BÜTÜN BU AHLAKSIZCA ÇABALARA RAĞMEN TÜRK MİLLETİ ATASINA CEDDİNE SADAKATTEN ŞÜPHE BİLE ETMEMİŞTİR

BÜTÜN BU İFTİRA KUMPANYALARININ SOYTARILARI BU TOPRAKLARDA YAKINDA EBEDİYEN UTANCA MAHKÛM  EDİLİRKEN; BİZ ŞEREF VE ONUR İLE ZAFER DAVULLARI ÇALDIRACAĞIZ.