Tag Archives: İran

DEVLET ADAMLIĞI

Bu resimdeki adam Stalın döneminde Azarbaycan’ın yöneticisi Mir Cafer Bağırov‘dur.

1946 yılında Mir Seyid Pişaveri,Tebriz merkezli İran da büyük bir Türk isyanı başlattı.İsyan Tahran kadar dayanınca Farslar Sovyetlerin yardımını istedi.

Stalin isyanı bastırma görevini Azerbaycan Komünist partisi birinci katibi Mir Cefer Bağırov’a verdi.
Bağırov,Rus askerlerinin başında İran Azerilerini ezdi…

Bağırov soydaşlarının İran daki bağımsızlık mücadelesini Sovyetlere yaranmak için acımasızca ezince Komünist partisinde yıldızı parladı.

Bu sefer Stalin ve Azerbaycan Ermenilerinin teşvikleriyle Komünizmin bekaası için Azeri Türklerinin özgürlük direnişçilerine yönelik katliamlara başladı.

Bağırov bir süre sonra Azerbaycan komünist partisinin yöneticisi Ermenilerin elinde kukla haline geldi.

Ermenilerin kendini kullandığını anladığın da binlerce Azeri vatansever işkencelerle öldürülmüştü…

Bu sırada Stalin öldü ve yerine gelen Kuruşçev, Azeri Türklerinin yoğun şikayetleri üzerine,Stalin dönemi yapılan zulümlerin yükünden kurtulmak için Bağırov’u tutuklattı.

Bağırov hapishanede kaldığı dönemde öz halkına yaptığı zulümlerden dolayı ağır vicdan azabı çekti…

Bir süre sonra idam talebi ile mahkemeye çıkarıldığında heyete hitaben tek bir söz söyledi ve bir daha savunma yapmadı…

Bağırov mahkemeye şöyle söyledi:

“ÇOK PİŞMANIM ERMENİLER BENİ KULLANDI VE KANDIRDI…

BEN AZERBAYCAN’I YÖNETEN SORUMLU KİŞİYDİM VE DÖNEMİN KATLİAMLARININ TEK SORUMLUSUYUM BENİM CEZAM İDAM DEĞİL BALTA İLE DOĞRANMAK OLMALIDIR.…”

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KEYFİ YÖNETEREK SURİYE BATAĞINA SOKAN CEMAATLERE MAHKÛM HALE GETİREN RECEP TAYYİP ERDOĞAN BU GÜNKÜ SORUMLULUĞU TAŞIYACAĞINI BİLMELİDİR

ÜLKE KAN GÖLÜNE DÖNMÜŞTÜR,TERÖR TOPLUMU ESİR ALMIŞ,EKONOMİ ÇÖKMÜŞTÜR

TÜRK MİLLETİNİN NAMUSUNA EMANET BÜYÜKELÇİ DEVLETİN POLİSİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞ,TÜRK DEVLETİ DÜNYADA İTİBAR KAYIP ETMİŞTİR…

SORUMLULAR İSTİFA ETMELİDİR..

Advertisements

SURİYE BATAĞI

Tayyip Erdoğan,Akbil yolsuzluğu ile yargılanıp,muhtar bile seçilmesi imkânsız iken “üst akıl” tarafından başbakan yapıldığını daha evvel yazmıştım.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN EŞBAŞKANIYIM dediğinde bunu bir barış projesi olarak takdim ediyor Esad ailesini İstanbul’a davet edip ahbaplık ediyordu.

wp-1481880297748.jpg

Esat ailesinin yıllarca PKK’yı destekleyip vatanımızı kana bulaması,Ermenistan ile askeri işbirliği anlaşması imzalaması,Türkmenleri katl etmeleri bir çırpıda unutulmuştu ki,Suriye de içsavaş başladı.

Tayyip Erdoğan birdenbire yine dönüş yapıp Esad’ı diktatör ilan etti.(Sanki bu ailenin 40 yıllık dikataörlüğünden hiç haberi yokmuş gibi)

Tayyip Erdoğan halifelik hevesiyle “Şam da cuma namazı kılacağım” diyecek kadar kibir kapılıp ülkemizin güvenliğini,SURİYEDE ki dört milyon Türkmen nüfusu ateşe attı.

Zamanında dünya kamuoyu desteği arkamızdayken Suriye ye müdahale edemedi.Halep deki Türkmen direnişçileri yalnızlığa terk ederek,4000 yıllık Türk şehri Halep’in yanıbaşımızda yerle bir edilmesine seyirci kaldı…

Birde sıkılmadan yine muhtarları toplayıp,muhtarlara dert yanmaya devam etmektedir.

Tayyip Erdoğan,“Şam da cuma namazı kılacağım” boşboğazlığından şimdi öyle bir noktaya gelmiş ki ülkemizi böldürmeyeceğiz,Ege sularında boğulmayacağız” diyerek,Suriye’de  ki içsavaşın kapımıza dayandığını resmen itiraf etmiştir.

Tayyip Erdoğan sınırsız kibiri etrafındaki yolsuz ve yoz yandaşları ile dünya nezdinde Türkiye yi “Terör örgütlerini destekleyen ülke”,kendini ise diktatör durumuna düşürmüş vaziyettedir.

Türkiye yi “üst aklın” mezhep savaşına sokmak için elinden geleni yapmaktadır.Tayyibiyeci ve dünün Fetullahçısı Alper Tan adlı “Kripto gazeteci” Kanal A adlı televizyonda her fırsatta İran düşmanlığı ve MESHEPÇİ tahrikler yapmaktadır.Diğer Tayyibiyeci gazeteciler de ondan geri kalmamaktadırlar.

ÜLKENİN BİR ANDA KENDİNİ “MESHEPÇİ SAVAŞININ” İÇİNDE BULACAĞI KESİNLEŞMİŞTİR.

CUMHURBAŞKANININ DENGESİZLİKLERİ HEPİMİZİ VE DÜNYAYI ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA SÜRÜKLEYECEK BOYUTA ULAŞMIŞTIR.

SN.BİNALİ YILDIRIM VE A.K.P.’Lİ BİR ÇOK VATANSEVER İN DERHAL ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN TAYYİP ERDOĞAN’IN GÜVENLİK MESELELERİNE EL ATMASINI ENGELLEMELERİ VE ÜLKENİN GÜVENLİK SİYASETİNİ ÜLKÜCÜLERE BIRAKMALARI ZARURET HALİNİ ALMIŞTIR.  

ÜST AKIL GERÇEĞİ

1996 yılında A.B.D. de CIA’nın planlama kurumlarından olan Rand corparation raporu ile Tayyip Erdoğan Türkiye de siyaset sahnesine sürüldü.

Rand corparation 1996 yılı raporuna göre Türkiye yi A.B.D. en kolay şekilde Abdullah Gül,Cumhurbaşkanı,Tayyip Erdoğan başbakan olursa yöneteceği planlanmıştı.

Rand corparation raporunda Tayyip Erdoğan iktidarı sonrası Genel kurmayın tasfiye edilmesi de planlanmıştı.

Hemen dönemin Ankara büyükelçisi Abramowitz’in Tayyip Erdoğan’ı himâyesine alarak Erbakan’nın yerine hazırladığı haberleri basında yer aldı.

Hukuken “Muhtar bile seçilmesi” mümkün olmayan Tayyip Erdoğan’ı Beyaz sarayda 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi  Bush kabul ederken; acaba Mart 2003 de Siirt de,”Jet Fadıl” olarak bilinen figüranın tutuklanması ile “hülle seçimi” yapılarak başbakan olacağını nereden biliyordu?

Tayyip Erdoğan sırf başbakan olsun diye önce yasalar zorlanarak ve Deniz Baykal,”Cumhurbaşkanı yapılacağı rüşveti” ile Yaşar Nuri Öztürk aracılığı ile ikna edilerek milletvekili yapıldığı sonradan ortaya çıktı.

Yine üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda Büyük ortadoğu eşbaşkanı olarak görevlendirilen Tayyip Erdoğan’ın İstanbul belediyesindeki yolsuzluk dosyaları yasalar zorlanarak, sümenaltı edildi.

Üst akılın Rand raporu doğrultusunda Siirt de “hülle seçim” yapılarak yasalar sonuna kadar,vicdanlar sonuna kadar zorlandı.Tayyip Erdoğan başbakan yapıldı yetmedi.

Üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda “sahte diploma” YSK veren ve Türk milletini aptal yerine koyan biri Cumhurbaşkanı yapıldı.Yasalar,vicdanlar sırf Tayyip Erdoğan için zorlanmayı bırakın ifâl  edildi.Yetmedi….

Şimdi A.B.D.’nin Büyük Ortadoğu projesine eşbaşkan seçtiği şahıs “başkan” olarak yasalar yerlebir edilerek konumlandırılmıştır.

Üst akıl tarafından siyaset sahnesine sürüldüğü halde kendini üstakıl mağduru olarak takdim eden Tayyip Erdoğan,Rand corparation raporundaki planlamanın son merhalesi olarak 15 Temmuz darbesi bahanesiyle Genel kurmayı da tasfiye edip,başkanlığını (Başkomutan sıfatı ile ilan etmişti)…

Ülkeyi istediği gibi Tayyip Erdoğan’ın yönetmesine mani olmak maksadı ile Devlet Bahçeli’nin konuyu referanduma götürme hamlesi ülkeyi her an patlak verebilecek ,iç kargaşadan koruyacaktır.

Anayasada yapılacak değişiklikle A.B.D.’nin eyalet sistemini Türkiyeye  getirme amacına engel olunması ve Tayyip Erdoğan’ın sınırlarının çizilmesi,Tayyip Erdoğan’ın diploması bahane edilerek her an bir yeni darbe yapılma ihtimalinin  bertaraf edilmesi zaruridir…

Devlet başkanlığı seçimleri hukuki bir statüye bağlanarak, bu konu üzerine dış tahriklerin sonu getirilmelidir..

Devlet Bahçeli ülke siyaseti yapmaktadır.Ülkücülerden beklenen de budur.

Tayyip Erdoğan ve bağlı olduğu üst akıl’ın nihayet hedefi olan İran ve Türkiye yı mezhep savaşına sokma projesi son sürat uygulanırken her an patlamaya hazır bir sorun olan “Başkanlık meselesi” ulus devlet ilkelerimiz çerçevesinde süratle halledilmelidir

Üstakıl tarafından onların piyonları iktidar edilerek kurgulanan bu oyunları bozmak ülkücülerin görevidir.

TÜRK MİLLETİNİN DE,

TÜRK DEVLETİNİN SAHİBİ DE BİZİZ.

HAKKARİ SORUNU

image

İçişleri bakanı Efkan Ala’nın “hesaplı bir Kürtçü” olduğuna dair daha evvelden yazı yazmıştım.
Diyarbakır valiliği döneminde orada “açılım projesinin itinayla zemini hazırladığını” biliyorduk.
A.K.P. hükümeti nin Kürt ırkçılığını taviz vererek ayakta kalamayacağını anlaması üzerine benimsenen mücadeleyi; Ala kösteklemeye çalışmaktaydı.
Ala ve A.K.P.’li “Kripto Kürtçüler“,Hakkari’nin adının değiştirilmesi hususunda bir direniş cephesi kurmaya çalışıyorlardı.
Hakkari adının “Çölmerik” olarak değiştirilmesini asimilasyon olduğunu iddia edecek kadar işi ileri götürdüler.
1-)1936 yılına kadar burası Çölmerik adlı bir kasabaydı.Burada yaşayan aşiretlerin yarısı Türkmenistan daki Çölmerik adlı bölgeden gelmeydi.Diger yarısı ise Azarbaycan’ın Laçin bölgesindeki Hakkari çayının kenarında yaşayan Karluk Türklerinden olan Hakkari aşiretinden oluşmaktaydı.
2-)Çölmerik kasabası İran ile sınır çatışmalarının yaşandığı 1936 yılı döneminde;Nasturi ve Gregoryan Türklerden oluşan Çölmerik aşiretlerinin İran Ermenileri ile gizli ilişkilerinden dolayı adı Hakkari olarak değiştirilerek, il statüsüne yükseltilip, müslüman Hakkari aşiretleri desteklenmiştir.
3-)16.yüz yılda Safevi Türkleri ile Osmanlı savaşları ile sık sık taraf değiştiren Oğuz oymak ve aşiretleri İran dan dönüşte,dillerinde bolca Farsça kelimeler Anadoluya getirerek;Kürtçe adlı karma bir yerel dil oluşturdular.

Hakkari aşireti de Karabağ civarından gelen Karakoyunlu Türkmenleri oldukları için zamanla Kürtçülüğe kaydılar.
4-)Devlet Türkçe konuşan Nasturi ve Gregoryan Çölmerik aşiretlerinin sadakatsizliklerinden bıktığı için bölgeyi Kürtçe konuşan Oğuz Türkü Hakkari aşiretine teslim etti.Ancak onlarda 70’li yıllardan itibaren “Kürt ırkçısı” olup  devlet düşmanlığını benimsediler.(Hakkari orada bulunan dört bin yıllık Altayik usluptaki “Taşbaba’lar”(Balbal),Trişin yaylasındaki Orhun alfabesi yazıtlarıyla,Karabağ dan göçen Hakkari aşiretinin Karakoyunlu Türkmenlerine has; “koç heykelli” mezar taşları ile kadim Türk yurdu olduğunun onlarca delillerine sahiptir.)

image

A.K.P. YÖNETİCİLERİ TARİH,SOSYOLOJİ BİLMEDİKLERİ İÇİN HAKKARİ NİN GİT GİDE KÜRT IRKÇILIĞINI BENİMSEMESİNE SEBEP OLDULAR..
ANCAK KENTİN YENİDEN KASABAYA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ÇOK GEÇ KALINMIŞ VE ALEYHE DÖNÜŞECEK BİR KARARDIR…
HAKKÂRİNİN %70 HALKININ DEVLET DÜŞMANI HALİNE GELMESİ P.K.K.’NİN HALK DESTEĞİ KAZANMASININ SEBEBİ A.K.P.’NİN POLITIKALARIDIR.
HAKKARİ NİN HAİNLERİNE BU DEVLETİN BİR KURUŞUNUN BİLE HARCANMASI ZİYAN OLUR…
DEVLET HAKKARİ KENT MERKEZİNDEKİ BÜTÜN DEVLET DAİRELERİNİ VE DEVLET YATIRIMLARINI KENT MERKEZİNİN ON KİLOMETRE YAKININDA KURACAĞI BİR UYDU KENTE YAPARAK,HAKKARİ NİN MİLLİYETÇİ AZINLIĞINI DA TAŞIYARAK,HAKKARİYİ ÇÜRÜMEYE TERK ETMELİDİR
ASKER,POLİS VE DEVLET MEMURLARINDAN GEÇİNEN,KAÇAKÇILIKTAN BAŞKA İŞ YAPMAYAN VATAN HAİNLERİNİ ,O FESAT YUVASINDA BIRAKIP,DEVLET HAKKARİ NİN YANIBAŞINDA “DEVLET MAHALLESİ” KURMALIDIR.