Tag Archives: Recep Tayyip Erdoğan

DEVLET ADAMLIĞI

Bu resimdeki adam Stalın döneminde Azarbaycan’ın yöneticisi Mir Cafer Bağırov‘dur.

1946 yılında Mir Seyid Pişaveri,Tebriz merkezli İran da büyük bir Türk isyanı başlattı.İsyan Tahran kadar dayanınca Farslar Sovyetlerin yardımını istedi.

Stalin isyanı bastırma görevini Azerbaycan Komünist partisi birinci katibi Mir Cefer Bağırov’a verdi.
Bağırov,Rus askerlerinin başında İran Azerilerini ezdi…

Bağırov soydaşlarının İran daki bağımsızlık mücadelesini Sovyetlere yaranmak için acımasızca ezince Komünist partisinde yıldızı parladı.

Bu sefer Stalin ve Azerbaycan Ermenilerinin teşvikleriyle Komünizmin bekaası için Azeri Türklerinin özgürlük direnişçilerine yönelik katliamlara başladı.

Bağırov bir süre sonra Azerbaycan komünist partisinin yöneticisi Ermenilerin elinde kukla haline geldi.

Ermenilerin kendini kullandığını anladığın da binlerce Azeri vatansever işkencelerle öldürülmüştü…

Bu sırada Stalin öldü ve yerine gelen Kuruşçev, Azeri Türklerinin yoğun şikayetleri üzerine,Stalin dönemi yapılan zulümlerin yükünden kurtulmak için Bağırov’u tutuklattı.

Bağırov hapishanede kaldığı dönemde öz halkına yaptığı zulümlerden dolayı ağır vicdan azabı çekti…

Bir süre sonra idam talebi ile mahkemeye çıkarıldığında heyete hitaben tek bir söz söyledi ve bir daha savunma yapmadı…

Bağırov mahkemeye şöyle söyledi:

“ÇOK PİŞMANIM ERMENİLER BENİ KULLANDI VE KANDIRDI…

BEN AZERBAYCAN’I YÖNETEN SORUMLU KİŞİYDİM VE DÖNEMİN KATLİAMLARININ TEK SORUMLUSUYUM BENİM CEZAM İDAM DEĞİL BALTA İLE DOĞRANMAK OLMALIDIR.…”

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KEYFİ YÖNETEREK SURİYE BATAĞINA SOKAN CEMAATLERE MAHKÛM HALE GETİREN RECEP TAYYİP ERDOĞAN BU GÜNKÜ SORUMLULUĞU TAŞIYACAĞINI BİLMELİDİR

ÜLKE KAN GÖLÜNE DÖNMÜŞTÜR,TERÖR TOPLUMU ESİR ALMIŞ,EKONOMİ ÇÖKMÜŞTÜR

TÜRK MİLLETİNİN NAMUSUNA EMANET BÜYÜKELÇİ DEVLETİN POLİSİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞ,TÜRK DEVLETİ DÜNYADA İTİBAR KAYIP ETMİŞTİR…

SORUMLULAR İSTİFA ETMELİDİR..

ÜST AKIL GERÇEĞİ

1996 yılında A.B.D. de CIA’nın planlama kurumlarından olan Rand corparation raporu ile Tayyip Erdoğan Türkiye de siyaset sahnesine sürüldü.

Rand corparation 1996 yılı raporuna göre Türkiye yi A.B.D. en kolay şekilde Abdullah Gül,Cumhurbaşkanı,Tayyip Erdoğan başbakan olursa yöneteceği planlanmıştı.

Rand corparation raporunda Tayyip Erdoğan iktidarı sonrası Genel kurmayın tasfiye edilmesi de planlanmıştı.

Hemen dönemin Ankara büyükelçisi Abramowitz’in Tayyip Erdoğan’ı himâyesine alarak Erbakan’nın yerine hazırladığı haberleri basında yer aldı.

Hukuken “Muhtar bile seçilmesi” mümkün olmayan Tayyip Erdoğan’ı Beyaz sarayda 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi  Bush kabul ederken; acaba Mart 2003 de Siirt de,”Jet Fadıl” olarak bilinen figüranın tutuklanması ile “hülle seçimi” yapılarak başbakan olacağını nereden biliyordu?

Tayyip Erdoğan sırf başbakan olsun diye önce yasalar zorlanarak ve Deniz Baykal,”Cumhurbaşkanı yapılacağı rüşveti” ile Yaşar Nuri Öztürk aracılığı ile ikna edilerek milletvekili yapıldığı sonradan ortaya çıktı.

Yine üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda Büyük ortadoğu eşbaşkanı olarak görevlendirilen Tayyip Erdoğan’ın İstanbul belediyesindeki yolsuzluk dosyaları yasalar zorlanarak, sümenaltı edildi.

Üst akılın Rand raporu doğrultusunda Siirt de “hülle seçim” yapılarak yasalar sonuna kadar,vicdanlar sonuna kadar zorlandı.Tayyip Erdoğan başbakan yapıldı yetmedi.

Üst akılın Rand corparation raporu doğrultusunda “sahte diploma” YSK veren ve Türk milletini aptal yerine koyan biri Cumhurbaşkanı yapıldı.Yasalar,vicdanlar sırf Tayyip Erdoğan için zorlanmayı bırakın ifâl  edildi.Yetmedi….

Şimdi A.B.D.’nin Büyük Ortadoğu projesine eşbaşkan seçtiği şahıs “başkan” olarak yasalar yerlebir edilerek konumlandırılmıştır.

Üst akıl tarafından siyaset sahnesine sürüldüğü halde kendini üstakıl mağduru olarak takdim eden Tayyip Erdoğan,Rand corparation raporundaki planlamanın son merhalesi olarak 15 Temmuz darbesi bahanesiyle Genel kurmayı da tasfiye edip,başkanlığını (Başkomutan sıfatı ile ilan etmişti)…

Ülkeyi istediği gibi Tayyip Erdoğan’ın yönetmesine mani olmak maksadı ile Devlet Bahçeli’nin konuyu referanduma götürme hamlesi ülkeyi her an patlak verebilecek ,iç kargaşadan koruyacaktır.

Anayasada yapılacak değişiklikle A.B.D.’nin eyalet sistemini Türkiyeye  getirme amacına engel olunması ve Tayyip Erdoğan’ın sınırlarının çizilmesi,Tayyip Erdoğan’ın diploması bahane edilerek her an bir yeni darbe yapılma ihtimalinin  bertaraf edilmesi zaruridir…

Devlet başkanlığı seçimleri hukuki bir statüye bağlanarak, bu konu üzerine dış tahriklerin sonu getirilmelidir..

Devlet Bahçeli ülke siyaseti yapmaktadır.Ülkücülerden beklenen de budur.

Tayyip Erdoğan ve bağlı olduğu üst akıl’ın nihayet hedefi olan İran ve Türkiye yı mezhep savaşına sokma projesi son sürat uygulanırken her an patlamaya hazır bir sorun olan “Başkanlık meselesi” ulus devlet ilkelerimiz çerçevesinde süratle halledilmelidir

Üstakıl tarafından onların piyonları iktidar edilerek kurgulanan bu oyunları bozmak ülkücülerin görevidir.

TÜRK MİLLETİNİN DE,

TÜRK DEVLETİNİN SAHİBİ DE BİZİZ.

MAYA MESELESİ

Prof.Dr.Karatay ve bir çok başka hocaların kanser ve obezite patlamasına dikkat çeken konuşmalarını izliyoruz.
Doç. Dr.Yavuz Dizdar piyasada satılan yoğurtların kanser yaptığına dikkat çekerek,herkesin kendi yoğurdunu mayalamasını tembihlemektedir.
Prof.Dr.Karatay ise genetiği ile oynanmış buğdaydan  yapılmış olan unlu mamullerin zehir saçtığına dikkat çekmektedir.
Bir TV kanalında;Prof.Dr.Karatay geleneksel Anadolu buğdayının daha az verimli olmasına rağmen insan vücudunun ihtiyacı olan bütün vitamin ve mineralleri içerdiği için yeniden, geleneksel Anadolu buğdayı ile ekmek yapılmasını tembihlemekteydi.
TV deki sunucu ;”hocam,geleneksel Anadolu buğdayı ile ekmek pişirirsek yeniden sağlıklı ekmek yemek imkanına kavuşurmuyuz?” Diye sorduğun da çok önemli bir cevap aldı.
Hayır yetmez

Mayalar da bozuldu,
biz genetiği bozuk buğdaydan kurtulsak,yeniden geleneksel Anadolu buğdayı bile üretsek, organik olmayan bu kimyasal mayalarla yapılan ekmekler zehir saçmaya devam edecektir.”
Yeniden geleneksel,organik ekmek mayası ile ekmek pişirmezssek hiç bir faydası olmaz” dedi.
Yoğurttada aynı şeyin geçerli olduğunu söyledi.
Organik süt kullansanız bile eğer organik maya kullanmaz,kimyasal maya kullanırsanız hiç bir faydası olmuyor…
Dünyadaki fotosentez, tabiatdaki her şey bir çeşit çok hassas mayalanmalardır.
İnsan denilen varlıkta, cisim yani bedenin ruhla mayalaması sonucu eşref-i mahlûkat olabilmektedir..
Bir insan ne kadar fiziken güzel ve kusursuz olsada “ruhsal olarak hasta” ise hiç bir kıymeti yoktur.
Ruhsal olarak bozuk” insan ne kadar güzel olsa da,”mayası bozuksa“topluma hiç bir faydası yoktur,hatta toplum için çok büyük teklikeler arz edebilmektedirler…
Hitler gibi bir deli,Stalın gibi bir sadist,Fetullah gibi bir megaloman “mayası bozuklar” milyonlarca insanın felaketine sebep olmuşlardır…
Toplumların mayaları bir kere bozulmaya başladı mı? Önünün alınması imkânsız zincirleme reaksiyonlara sebep olmaktadır…
Hasan Sabbah ile başlayan İslamın mayasını bozma  çabaları,Babek,Cavidaniye,Fazlullah,Saidi Nursi nin “dini mayamıza kast” etmeleri ile artık inanç dünyamızı bu gün çığırından çıkarttılar.
Bu gün İslam Boko Haram,DEAŞ, Vehhabi,Hizbullah,El Kaide gibi yüzlerce “mayası bozuk” cemaatler tarafından esir alınmıştır.
Dünün vatan haini İskilipli Atıf,Şeyh Sait,Aznavur,Bedirhaniler,Ali Batı,Simko gibi İslam ve dağlı göçer aşiretlerin “mayası ile oynayanlar” ise bu gün Türk milletinin “din istismarcıları ve Kürt ırkçıları” tarafından esir alınmalarına sebep olmuştur….
Eskiden mahallelere bir tane bile keş,bir tane bile yosma,bir tane bile kumarcıyı ,”mahallenin mayasını bozar” diye sokmazlardı.
Tefecilik “Banker Kastelli’nin piyasanın mayasını bozması” sonrası patlamıştır.
Toplumda son dönemde duyulmamış tecavüz olayları,ensest vakaları dolayısı ile toplu katliamlar,uyuşturucu ve kumar salgını,dolandırıcılık ve yalan patlaması gibi illetlerin yaşanması,uzun bir süredir “toplumun mayası” ile oynanmasından meydana gelmiştir.
Mayası bozuklar” toplumda eskiden parmakla gösterilirken,bu gün sıradan hale gelmiştir.
Türkiyede sıradan bir otobüs yolcusu bile bir ufak tartışmada; içinde 30-40 kişi olan otobüsü felakete sürüklemeye tereddüt bile etmiyor,onca insanın canına kast etmekten çekinmiyor.Piskopatlık yapabiliyor.

wp-1475015639252.jpg
Halkın canını emanet ettiği Prof.Dr. eline bıçak alıp sokağa çıkıp kedisinin intikamı için köpekleri katl edebiliyor
“Mayası bozulan” töresini,asaletini kayıp eden bir toplumun sürüden farkı kalmaz.
A.B.D. olduğu gibi ne kadar zenginlik ve refah elde etsede, o ülkede her an bir ilkokul,bir alışveriş merkezi “mayası bozulmuş bir ruh hastası” tarafından katliama maruz kalabiliyor.
Yediğimiz gıdaların “mayasının bozulmasının” tehlikelerine sağolsunlar değerli hocalarımız gereken önemi veriyorlar….
Ancak “toplumun mayasının” bozulması çok çok daha vahim bir tehlikedir.

Hergün Türkiyenin yüzlerce farklı yerinde bir çok dizi filmlerle yeni “aşk-ı memnu” rezillikleri Türk ailelerinin evlerine çocukların benliğine yerleştiriliyor.

Yarışma programları “adam satma ve entrikalara teknikleri” kursları görevi görürken,evlilik programları kepazelik haline dönüştürüldü.

Türk milletinin “mayasını bozmak” için:Facebook,instagram,gazeteler,televizyonlar,diziler,tefecilik,bankalar,cemaatler dört bir tarafdan her dakika taarruz halindedirler…

Bize hiç bir tercih ve kaçış fırsatı bile tanımayan bir ölümcül tehlikeler ile karşı karşıyayız.
Üstelik bir toplumun mayası bir kere bozulmaya, ruhu kirlenmeye başladığında önünün alınması imkânsız hale gelmektedir…
“MAYASI BOZULMAK” KANSER’E YAKALANMAKDAN DA BETERDİR.

TÜRKİYE DE BUGÜN FAAL OLAN HORTUMCULAR,DOLANDIRICILAR,TEFECİLER,HIRSIZLAR,TORBACILAR,CEPÇİLER,KADIN SATANLAR,PAVYONCULAR,FAHİŞELER,KÜRTÇÜLER,CEMAATÇİLERİN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU “MAYASI BOZUK” ÜÇÜNCÜ KUŞAKTIRLAR…

BİR FAHİŞENİN MAYASI BOZUK KIZININ KÖTÜ YOLA DÜŞMESİ DİĞERLERİNE ORANLA DAHA KOLAY OLDUĞU GİBİ TORBACININ OĞLU,KIZI DA GENELLİKLE “BOZUK MAYANIN” ÜRÜNÜ OLDUĞU İÇİN TORBACI HATTA İŞİ DAHA DA BÜYÜTEREK EROİNİ SEVKİYATÇISI OLUYORLAR…

KANSERİN BAZI TÜRLERİNDEN KURTULABİLİRSİNİZ,AMA “BOZULMAK VE ÇÜRMEDEN” KURTULAMAZSINIZ.

İSLAM AĞLAMA DİNİ DEĞİLDİR

Part Türklerinin egemen olduğu İran’da, boy beylerinin birinin oğlu olan Ardaşir ihtilal yaparak sarayında büyüdüğü Part hanedanını katlederek iktidar oldu.

Part hanedanını yıkan I. Ardaşir (227-240), dedesi Sasan’ın (Sasan lar aslen Horasan Todurga boyu Türklerindendi) adını hanedanına ve devletine verdi.

(Ardaşir’in Part kralını devirmek için takiye ve her türlü entrikalara başvurduğu mitolojik anlatımlarla bilinmektedir)

Arda Şir” adı bu günkü “Ardahan” ilimizin adı olarak yaşamaktadır.İran tarihçileri ise “Arda Han”  için “Arda Şir”(Şir; aslan demektir,”Arda Aslan” ünvanını ) kullandılar.Yerine geçen oğlu I.Şahpur (240-271), Roma’nın elinde bulunan Mezopotamya ve Anadoluya saldırdı.

Doğuanadolu Oğuzlarına  Sasânîler in yaptıkları saldırılar “Tepegöz canavarı” motifi ile Dede Korkut Oğuznamesinde anlatılmıştır.

396 yılında Anadolu Oğuzlarına yardım için Avrupa Hunlarının başbuğu Rua (Atilla’nın amcası) Barssak ve Kurtsak adlı kardeşlerin komutasında ordu yollamıştı.

Bu ordu bugünkü Kars şehrinin olduğu yerde kışladıktan sonra önce Antakya yı kurtarmış sonra Urfada bulunan Sasânîler ordusuna saldırarak meydan muharebesi yaptılar.
Herakleios döneminde (610-641), imparatorluk ordusu Antakya önünde yenilgiye uğrayınca (613) şehir, tekrar Sasânîler tarafından işgal edilmiş ve 628 yılında yine  Bizans hâkimiyetine girmiştir.
Bizans ve Sasânîler arasında Hatay ve Mezopotamyayı ele geçirme savaşı 630 yılında Hz.Muhammmed’in Mekkeyi fetih etmesiyle daha da yoğunlaştı.

Bizans ve Anadolu Oğuzları Sasânî saldırılarından korunmak için Müslümanlarla ittifak ettiler.

Oğuzların Hakanı Kazan Han ,Buğduz boyunun beyi Buğduz Aman beyi elçi olarak Hz.Muhammed’e yolladı ve Buğduz bey müslüman ilk Oğuz sahabe olarak bu günkü Kars-Erzurum dolaylarındaki Oğuzların merkezine geri döndü.(Dede Korkut Oğuznamesinde bu bölüm anlatılmaktadır.)

Türk kültüründen sapmış Zerdüşt inancını sapkınlık haline getirmiş olarak, çılgın bir toplum haline gelmiş olan Sasânîlere karşı bütün askeri bürokrasisi Saka Türklerinden olan Bizans,Doğuanadolu Oğuzları,Musevi Hazar Türkleri ve Hz.Muhammmed’in askerleri Kadisiyye savaşında zafer kazanmadan evvel,bu zaferin müjdesi Hz.Muhammede Rum süresi ile vahy olundu.

Nihavent savaşında ise Sasânîler yok edilerek Horasan Müslümanların desteği ile sapıkların elinden kurtarıldı.

Oğuz Türkü Sasan Han’ın oğlu devlet kurduktan sonra İran daki “Işık Tapımcısı ” Zerdüşti sapkınlarca yoldan çıkartıldı.

Ardaşir’in oğlu Şah Pur ve torunlarında ise bu sapkınlık iyice çığırından çıkmış ve toplumda bu sapkın inanç yayılmıştı.

Müslümanların Horasan ve İran’ı elegeçirmesiyle bu Şeytani güruh göstermelik Müslüman olup,hep alttan alta Müslümanlar aleyhinde mağduriyet propagandası göz yaşlarıyla yaparak, üç asır sonra Hasan Sabbah liderliğinde yeniden ayaklandılar.

Hz.Muhammed’in vefatı sonrası Hz.Ali ve Hz.Osman arasındaki ihtilaf bu Şia (Arapça da “ayrımcı” demektir.) gurub tarafından tahrik edilmiş,Hz.Ali öldürülmüş,Hz.Osman öldürülmüş ve iktidar kripto Sasanilerle işbirliği yapan Ermevilerin eline geçmiştir.

Ermevilerin lideri Yezid döneminde Hz.Muhammed’in torunları alçakça katl edilmiş ve bu acı olay üzerine bu yarayı kanatmaya yönelik mersiyeler ve törenlerle, Arap nefreti merkezli bir mezhep zemininde Fars kimliği inşa edilmiştir.

Hz.Muhammed Mekke’den sürüldü ama ağlayarak mağdur edebiyatı yapmadı,mücadele etti.

Uhud savaşında Hamza’yı şehit verdi,yaralandı ama ağlayarak mağdurum diye sızlanmadı.

Hz.Ali iktidar elinden alındığı halde kendine pusular kurulduğu halde,ağlayarak şikayet etmek suretiyle ile taraftar toplamaya çalışmadı.

İslam önderlerinin hiç biri ağlayarak siyaset yapmak suretiyle güç elde etmeye çalışmadılar. 

Hasan Sabbah’ın Selçuklu Türklerinin İran hakimiyetini yıkmak için benimsediği fakir halk kesimlerini “ağlayarak yandaş” haline getirme taktiği,Sasânîleri tarihe gömen İslam ordusu İran’a girdiği günlerde başlamıştır.

Bu ağlayarak fakir toplum katmanlarından devşirme taktiğini Said-i Nursi başarıyla uygulamıştır.Said-i Nursi’nin takipçisi Fetullah da aynı taktikle ağlayarak verdiği vaazlarla neredeyse ülkeyi ele geçiriyordu.

wp-1474576244770.jpg

Tayyip Erdoğan da iki ay hapis yattıktan sonra fakir ve ezilen kesimlerin solcu şarkıcısı,protest Ahmet Kayanın cezaevinin kapısında karşıladığı bir “ağlak mağduriyet gösterisiyle” siyaset sahnesine sürüldü.

Tayyip Erdoğan,kızının başörtüsü üzerinden ağlayarak siyaset yaparak iktidar oldu.Sonra mağdur kızların Amerika ve İngiltere de en pahallı okullarda okudukları ortaya çıktı.

Tayyip Erdoğan,”ağlayarak” iktidar olup bir türlü muktedir olmadığından yıllarca şikayet ederek padişah haline geldi.

Tayyip Erdoğan,”ağlayarak” yıllarca darbe tehlikesinden dert yanıp,orduyu şikayet etti.

Fettullahçı darbeye çanak tutarak,darbeyi bastırma bahanesi ile orduyu maskara edip,askeri okulları kapatıp,askeri arazilerin hepsine rant amaçlı el koydu.

Güya Tayyip Erdoğan’ın haberinin olmadığı darbenin, lideri Adil Öksüz’ün bombalattırdığı meclisin yıkıntılarını A.B.D.’nin Başkan yardımcısı Biden’e gösterip “ağlak” propaganda yapılmıştır.(Adil Öksüz’ü kimlerin kaçırdığı ve halen sakladığı ortaya çıkınca,meclisin özellikle bombalanması meselesi aydınlanacaktır.)

wp-1474576202505.jpg

A.B.D.’nin genel kurmay başkanına “kendi askerleri tarafından esir alınmış” Akar paşa ve AKP’liler “ağlak” propaganda yaparak,Amerikalılara karşı güçsüz aciz bir devlet durumuna Türk Cumhuriyetini düşürdüler.

wp-1474576220762.jpg

On beş yıldır bütün dost ve müttefikleri överek,referans oldukları Fetullahçıları Türk milletinin namusu olan,meclisin yıkıntılarını göstererek şikayet edip,ağlama siyaseti yapmaya utanmıyorlar..

FETULLAHÇILAR İLE AYNI TAKTİKLERİ UYGULAYARAK,DEVLETİ ELE GEÇİRENLERİN,”AĞLAMA SİYASETİYLE” TÜRK MİLLETİNİ DÜNYAYA REZİL ETMEYE DAHA FAZLA DEVAM ETME HAKLARI YOKTUR!

MECLİS SÜRATLE TAMİR EDİLMELİ VE ORADAKİ YIKINTILARI MÜZE HALİNE GETİREREK,ZİYARETE GELEN YABANCI DEVLET TEMSİLCİLERİNİN ANITKABİR ZİYARETİ YERİNE MECLİSİ ZİYARET ETMESİ PLANINDAN VAZ GEÇMELİDİR LER.

A.K.P. İÇERİSİNDE GERÇEK DİNDAR VE DÜRÜST KİŞİLER DE DAHİL HEPİMİZ ARTIK BU BATINÎ TAKTİKLERİNE KARŞI TEPKİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ….

FANATİK İŞİD’CİLERİN KELLE KESEREK DİNİMİZE VERDİKLERİ ZARARIN BİN KATINI AĞLAYARAK SİYASET YAPANLARIN VERDİĞİ ARTIK ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

BUGÜN 20 EYLÜL

20 EYLÜL 1922 günü Çanakkale’nin düşman işgalinden kurtuluş günüdür,ama pek bilinmez..

1918 YILI MONDROS MÜTAREKESİ SONRASI İŞGAL EDİLEN ÇANAKKALEDEN İTALYAN VE FRANSIZ BİRLİKLERİ, ATATÜRK İZMİR’İ 9 EYLÜL DE KURTARDİKTAN SONRA ÇANAKKALE’YE DOĞRU DOLU DİZGİN İLERLEYEN TÜRK ORDUSUNUN YAKLAŞTIĞINI DUYUNCA TELAŞLA ÇEKİLDİLER…
OSMANLININ DÖRT YILDA KURTARAMADIĞI ÇANAKKALEYİ ATATÜRK 11 GÜNDE KURTARDI….

AKP’Lİ “BESLEME TARİHÇİLERİN” ANAFARTALAR KAHRAMANI MUSTAFA KEMAL’İN ÇANAKKALE ZAFERİNDEN PAYINI BİLE ARADAN 100 YIL GEÇTİKTEN SONRA KÜÇÜLTME ÇABALARINI,SON BEŞ YILDIR ÜZÜLEREK İZLİYORUZ….

MHP VE CHP İSE BU HAKSIZLIĞA MUHALEFETİ BIRAKIN SES BİLE ÇIKARTAMADILAR…

BU SAHTE OSMANLICILARA GÖRE ÇANAKKALE ZAFERİNİ OSMANLI PAŞALARI KAZANMIŞ ,O DÖNEM MUSTAFA KEMAL’İN ZAFERDE PAYI İSE ÇOK AZ OLMUŞ

YALAN PROPAGANDAYI BU KADAR İLERİ GÖTÜRENLERİN UNUTTUĞU YADA HİÇ BİLİNMESİNİ İSTEMEDİKLERİ ŞEY İSE:

ÇANAKKALE ZAFERİ SONRASINDA ÜLKE İŞGALDEN KURTULAMAMIŞTI…

ÇANAKKALEDE BİZLERLE SAVAŞAN FRANSIZ VE İTALYAN ASKERLERİ ,UĞRUNA YÜZ BİN ŞEHİT VERDİĞİMİZ ÇANAKKALE Yİ BIRAKIN “GEÇMEYİ,İŞGAL ETTİLER”…

TAM DÖRT YIL SÜREN BU İŞGALİ İSE: KAHRAMANLIĞINI AKP’LİLERİN KÜÇÜMSEMEYE KALKTIKLARI ATATÜRK KIRMIŞTIR….

NANKÖRLÜK,VEFASIZLIK VE BÜHTAN BU ÜLKEDE TARİHİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE HATTA İŞGAL DÖNEMİNDE BİLE BU DERECE HAİNCE YAPILMAMIŞTI…

DAMAT FERİT HÜKÜMETİ BİLE BU DERECE SİSTEMLİ ATATÜRK VE TÜRK DÜŞMANLIĞI YAPMAMIŞTI….

ATATÜRK ÇANAKKALE’Yİ BİR DEFA DEĞİL İKİ KERE KURTARDIĞI HALDE :

“SEN ÖMRÜNDE BU VATAN İÇİN ASKERLİK BİLE YAPMAMIŞ OLAN ÖDLEK,NASIL ÜÇ KURUŞ İÇİN BU KADAR KÖPEKLEŞİYORSUN???”

BÜTÜN BU AHLAKSIZCA ÇABALARA RAĞMEN TÜRK MİLLETİ ATASINA CEDDİNE SADAKATTEN ŞÜPHE BİLE ETMEMİŞTİR

BÜTÜN BU İFTİRA KUMPANYALARININ SOYTARILARI BU TOPRAKLARDA YAKINDA EBEDİYEN UTANCA MAHKÛM  EDİLİRKEN; BİZ ŞEREF VE ONUR İLE ZAFER DAVULLARI ÇALDIRACAĞIZ.


TÜRK SOLU

Türkiyede komünist fikirler Moda Deniz kulübü çevresinde Yahudi Şefik Hüsnü adlı şahısın kurduğu Aydınlık gazetesi ile başlamıştır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Atatürk Sovyetlerden silah yardımı alabilmek için siyaseten yakınlaşmış hatta kendine muhalif komünist parti kurulmasına da müsade etmiş,savaş sonrası komünizmi ezmiştir.

İnönü devrinde Kıbrıs’a çıkartma yapılması Johnson mektubu ile engellenince; Türkiye,A.B.D.’ye karşı 68 gençlik isyanını desteklemiştir.

6.Filo askerlerinin denize dökülmesi üzerine A.B.D.,İngiltere,Fransa,Almanya gibi devletler hemen Türkiyenin “ulusalcı sol”(Türk solu) akımının içine ajanları ile sızarak “Enternasyonalist solu” oluşturmuştur.

70’li yılların başında “Enternasyonalist sol” akım Kübalı Che Guevara yı kahramanlaştırıp,ülkemizin sinema sanatçılarına el atmıştır.

Yılmaz Güney,genelevde dostundan geçinen sıradan bir kumarbaz iken birden Türkiyede “Enternasyonalist ” olunca sinema yıldızı haline getirilmiştir…

Tarık Akan böyle bir dönemde yıldızı parlamış,fiziği ile yıldız olmuş biridir.

Tarık Akan ilk dönem Enternasyonalist (Küreseleci) solculara katılmış olsada 90’lı yıllarda Atilla İlhan gibi Türk solu ideologlarının etkisine girerek “Ulusalcı solcu” olmuştur….

İşte “Enternasyonalist ” olduğu dönemde,Masonik basının baştacı yaptığı,her gün bir dergi yada gazetede resimlerini gördüğümüz “damat Ferit’in” çileli günleri “Ulusalcı” olunca başladı…

Hiç bir filmde Tarık Akın’a rol verilmediği gibi hiç bir gazete ve TV de haberi yaptırılmadı.

Tarık Akan taksi şöförlüğü yapmak zorunda bırakıldığı günlerde; Erdal İnönü ve SODEP iktidar ortağı olmuş Kürtçü Leyla Zana’ları meclise taşımıştı…

Enternasyonalist  (Türk kimliğine düşman) sol partiler SODEP,SHP iktidarlarında belediyelerde dehşet yolsuzluklar olur iken, parti içinde mezhepçi örgüt militanları vergi rekortmeni olurken ,solcular Özal’cı küreselcileri taklit edip “köşedönerken”;

Tarık Akan gibi bir değere “Türk solunu”(Ulusalcılığı) benimsediği için en ufak bir iş verilmiyor,yok muamelesi yapılıyordu..


2000’li yıllara gelindiğinde Ulusalcılığın süratle yükselmesi
üzerine batılı Türk kimliğine düşmanlık için yetiştirilmiş Enternasyonalist ajanların faaliyetleri daha da yoğunlaştırıldı…

Kürtçü ve Aydınlanmacı Enternasyonalist Perinçek, birden Atatürkçü ve ulusalcı olarak ambalajlanarak tekrar piyasaya sürüldü..

Perinçek ten sözde ayrılan kopan muhalif Gökçe Fırat adlı kripto Ermeni ye ise Türk solu adlı bir gazete kurduruldu..

Mesut Yılmaz’ın adamı olduğu için Karamehmet tarafından Akşam gazetesi ve Show TV nin başına getirilen Tuncay Özkan’a Fetullahçı Masonlar eliyle, Kanal Türk adlı bir kanal kurdurularak,sözde Türk solu nun sözcülüğüne soyunduruldu….

O dönemde ben dahil bir çoğumuz bu günkü gibi oyunları çözememiştik.

Tuncay Özkan’ı önce ulusalcı sol akıma CHP’yi sürükleyen Deniz Baykal’ı devirme operasyonunda kullanmaya kalktılar olmadı.Sonra Cumhuriyet mitinglerini sabote etmede kullandılar..

Fetullahçıların kurdurttuğu kanalda Tuncay o kadar ilerde başbakan olacağına inandırılmışdıyki;Tayyip Erdoğan’a devamlı dil uzatınca yandaşı FETÖ tarafından gözden çıkartıldı

Tuncay ,Mesut Yılmaz’ın talimatı ile Yapı Kredi Bankasının 10 milyar dolarlık borcunun devlete yıkılmasında aracılık ettiği için Akşam gazetesine yönetici yapıldığı belgeleri ile savcılığa intikal ettiği halde,”biz kaç kişiyiz” adlı kampanyadan yüz binlerce vatandaşdan yasadışı para topladığı halde bu suçlardan aklanmak için Ergenekon davasından tutuklanmıştır…

Fetullahçıların kurdurduğu kanalın parasını yalılarda mankenlere yemiş,kanalı batırdıktan sonrada Fetullahçı İpek gurubu batık kanalı 29 milyon dolar gibi astronomik bir rakama satın alınarak Tuncay efendi kurtarılmıştır

Tuncay bu kadar hoyratça cemaat parası yediği halde cemaat karşıtı roller kesmesi mide bulandırıcıdır

Cezaevinde kendisini destekleyen basındaki masonik,Marksist,Enternasyonalist arkadaşlarının desteği ile milletvekili adayı olan Tuncay Özkan,CHP’nin kalesi Kadıköy’e bile milletvekili seçilecek oyu alamadı.

Bu süreçte CHP nin ulusalcı lideri Deniz Baykal tasfiye edilince yerine SOROS’cu Kılıçtaroğlu başkan olunca Tuncay ödüllendirilerek,hiç bir oy potansiyeli olmadığı İzmir’den milletvekili yapılmıştır…(Üstad İnan Kıraç kendilerine Yapı Kredi Bankasını kazandıran Tuycay’a vefasını göstermiştir)

Gelelim Gökçe Fırat adlı ajana:

Ergenekon sürecinin işaret fişeği olan “ordu göreve” pankartını açtığı,Kürt ırkçılığını hizmet eden yayınlar yaptığı halde FETÖ tarafından her soruşturmadan aklandığı ortaya çıktı.Tutuklandı.

Türkiye de ulusalcı sol (Türk solu) ve küreselci sol yani Enternasyonalistler arasında savaş, Atatürk’ün TKP’yi kapatmasıyla,Mason locaları dahil küreselci kurumları kapatmasıyla patlamıştır..

Hrant Dink’e ilk dönemler Zaman gazetesinde makale yazdırıp para desteği veren Fetullahçı masonlar,Agos gazetesinin kuruluş parasını da sağladıkları halde; dünün TİKKO liderlerinden Hrant Dink in Ulusalcılığa dönmesini içlerine sindiremeyerek  harekete geçti ve Ermeni soykırımını red eden,”Geçmişte Ermenileri kullanan emperyalist batı,şimdi Kürtleri kullanıyor” diye haykıran Hrant öldürüldü….

Tarık bizim solcumuz;Hırant bizim Ermenimiz  olunca birilerinin saldırılarına maruz kaldılar

BU AYDIN VİCDANI,SOL VİCDANDAN BAHİS EDEREK KÖPEKLİĞİNİ YAPTIKLARI ENTERNASYONALİST,KÜRESELCİLERE HİZMET EDEN HAİNLER İLE TÜRK SOLU ARASINDA “DAĞLAR KADAR FARK” VARDIR…

TARIK AKAN,ENTERNASYONALİSTLER TARAFINDAN HEP YANLARINA ÇEKİLMEK İSTENMİŞ AMA TAKSİ ŞÖFÖRLÜĞÜ YAPMAK PAHASINA ULUSAL SOLU TERCİH ETMİŞ BİR YİĞİTTİ

2007 YILI BAŞINDA BAKIRKÖY DEN ARKADAŞLARIM TARIK AKAN’IN VAKFINA GİDEREK ULUSAL BİRLİK PLATFORMUNA DAVET EDİNCE BU DAVETİ SEVE,SEVE KABUL ETTİ VE BİZLERE DESTEK VERMİŞTİR...

TARIK AKAN BİR TÜRK SOLCUSUYDU,BİR VATANSEVER BİR YİĞİT ADAMDI.BU DURUŞUNU HİÇ BOZMADIĞI İÇİN HEP MAĞDUR EDİLDİ,HEP SALDIRIYA UĞRADI…

İKİ YIL ÖNCE “TRAFİK MÜNAKAŞASI” GÖRÜNTÜSÜYLE 64 YAŞINDA TARIK AKAN’I GENÇLERE DARP EDİTTİRİLİP,SALDIRIYA UĞRARKEN ;DÜNÜN MARKSİST ENTERNASYONALİSTLERİ FETULLAHÇILARA,TAYYİPLERE HİZMET EDİYORLARDI…

TOPLUM KÜRESELCİLERİN O KADAR ETKİSİNE GİRDİ Kİ,CESUR VE MERT ADAMLARA KARŞI CEPHE ALIR OLDU

TARIK AKAN’IN VEFATI SONRASI LEVENT KIRCA’YA  YAPILANLARIN TEKRARLANMASINI KINIYORUM…

MÜSLÜMANLIK ADINA TARIK AKAN’IN CENAZESİNDE ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLARI DA,CENAZEYİ PROPAGANDALARIN DA KULLANMAYA KALKAN SOL ÖRGÜTLERİDE NALETLİYORUM

TARIK AKAN’A ALLAHDAN RAHMET DİLİYORUM.

SÖZCÜ’DEN FETÖ’CÜ OLURMU??

image

Sözcü gazetesini ulusalcı zanneden dostları hep uyardım.
Yeniçağ gazetesini milliyetçi sanan kardeşlerimi de gazetenin kuruluş gününden beri uyarıyorum…
Neden mi??
“Yeni Çağ” adı masonik bir inancın adıdır ve bu adı taşıyan gazete Masonlara hizmet eder ,Türk milletine etmez.
Sahibinin geçmişi ve ilişkileri ise bu görüşümü tamamen doğrular içeriktedir…
Yeni Çağ yazarları gözaltına alındığında Moda Deniz kulübü üyesi “üstadlardan” Tuğrul Türkeş hemen olayı yine bir masonik söylem olan “cadı avı “ olarak tarif etmiş.
Bu Monşer Türkeş efendi Ergenekon,Balyoz operasyonları tam yedi yıl TV’lerden naklen verilirken bir sefer bile vicdana gelip bizlere sahip çıkmamıştı,şimdi niye feryat ediyor???
Biraderlere dokunulduğu için mi??

image

Monşer Türkeş’in sözlerini manşet yapan Sözcü gazetesine gelelim:
Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay ve babasını iyi tanırım…
Nasıl mı??
Burak Akbay ofisime İhsan Kalkavan’ın yeğeni Burak Kalkavan ile beraber 2006 yılında gelmişti…
Bir gazete çıkaracağını söylemişti açıkçası, o günlerde Ulusalcı bir gazete
özlemi içinde olduğum için çok sevinmiştim…
Fakat daha sonra Burak’ın Adnan hocanın çok iyi adamı olduğu ve Fetullahçı masonlar la irtibatlarını duyunca içimdeki sevinç yerini hüzne bıraktı..
Gazetenin kuruluşunda ise;Fetullahçı Saygı Öztürk’ü (ayrıca Yozgatlı arkadaşlarımız Öztürk’ün kökeninin de Gregoryan olduğu hususunda beni uyarmışlardı) Ankara temsilcisi yapması,Aydın Doğan ile danışıklı manşetleri Sözcü gazetesinden umudumu kesmeme sebep olmuştur…
FETÖ’cülerin ortak karakteristik özellikleri; inkârcı ve edebden yoksun olmalarıdır.
Bu Şeytani özellik,Hz.Adem’i kendine uydurup cennetten kovduran İblisten gelmedir.
Adem suçunu kabul edip Allah dan af dilerken,İblis inkâr etmiş hatta Allah’a işlediği suçu mâl etme edepsizliğini göstermişti.
Kuran daki bu anlatımlar bizlere Şeytani leri çok kolay tanıyacağımız bu iki karakteristik özelliği görmemiz maksadıyla verilmiştir.
Turnusol kağıdı gibidir….
Şeytani ler asla Hz.Adem gibi suçunu kabul edip tövbe etmezler inkâr eder ve suça mazeret uydururlar..
FETÖ örgütünün kuruluşu TUSKON başkanı Rıza Nur Meral,Aydınlık gazetesine aşağıdaki haberi yaptırarak,güya Tayyip Erdoğan’a bu dönemde en yakın adam olan Perinçek vasıtası ile paçayı kurtarmaya çalışmaktadır.
FETÖ ile gizli irtibatlarını daha evvel yazdığım Aydınlıkçıların gazete haberinde Rıza Nur Meral’in açıklaması “inkâr ve edebden yoksun” Şeytani tarzdadır…

image

Rıza Nur güya Cumhurbaşkanına yönelik tehdit konuşmasını “anlamadan alkışlamış” olduğunu söyleyerek suçu konuşmacıya atıp inkâr yolunu seçmiştir…
Daha pek çok bu gün AKP’lilerin safına geçmiş Şeytaniler de aynı inkâr metotlarını benimsemektedirler..
Taraf gazetesinde kumpas operasyonlarında rol alan gazeteci Ceren Kenar bu gün Tayyipçi olmuş ve 3 Eylül gecesi CNN Türk de “herkesin özeleştiri vermesi gerektiğini” söyleyerek sanki bütün Türk milletinin kendileri gibi FETÖ ilişkilerine karıştığı edepsizliğine baş vurmaktaydı.
Ceren hanım Fetullah’ın sözlerinden alıntı yaparak “günahsız olan ilk taşı atsın” (Hz.İsa ya atf edilir) sözü ile konuyu;”herkes suçlu,herkes menfaati için o dönem Fetullahçı olmuştu,bu yüzden beni yargılayamazsınız’a” getirmiştir…
Bu alçaklar inkâr ve takiye in profesörü olmuşlar…
Bülent Arınç da aynı meal de açıklamalar yaptı…
BU SON GELİŞMELER SONRASINDA:
HÜKÜMET SON İKİ GÜNDÜR FETÖ OPERASYONLARINDA İKİRCİKLİ AÇIKLAMALAR YAPMAKTADIR.
240 VATANDAŞIMIZ ÖLMÜŞ,2000 YARALIMIZ VARDIR.ÜLKENİN 100 MİLYAR DOLAR PARASI DARBEDE KAYIP EDİLMİŞ,DEVLET ÇÖKMÜŞTÜR…
SORUMLULAR HESAP VERMELİDİR!
BENİM GİBİ TÜRK MİLLETİNİN % 80 ÇOĞUNLUĞU NEDEN DAVET EDİLDİKLERİ HALDE FETULLAHÇI ÖRGÜTE KATILMADILAR???
BİZLER AHMAK ONLARMI AKILLIYDILAR???
GEÇMİŞTE MİNİBÜS ŞÖFÖRLÜĞÜ YAPAN ADAM BU GÜN NASIL 200 MİLYON $ DOLAR SERVET SAHİBİ OLUR??
1992 YILINDA FATİHTE ÇAYCILIK YAPAN ADAMIN BOĞAZDA YALIDA OTURUP MİLYAR $ SERVET YAPMASINI NASIL İNKÂR EDECEKLER???
İKTİDAR BU MÜCADELEDE YORULMUŞ İSE HEMEN GÖREVİ BIRAKSIN,YOKSA MAZERET ÜRETMESİN
BU MESELE TÜRK MİLLETİNİN İMAN MÜCADELESİDİR…
BU MESELE ŞEYTAN İLE TÜRK’ÜN SAVAŞIDIR…